readerpsy

readerpsy
@readerpsy
İnançlar, insanın yaşam yolculuğunda dayanabileceği bir bastondu sadece, yolunu bulmasına ve yere düşünce tekrar doğrulmasına yardım ediyordu. Küçüklüğünde, üvey babasının ona anlattığı bir hikayeyle pek eğlenmişti, bir maymun eline sopayı alıyor ve aniden insan oluyordu. Şimdi şöyle düşünüyordu; o günden bu yana kurnaz maymun demek ki sopayı hala elinden bırakmamıştı fakat yine de dimdik yürüyemiyordu. İnsanın bu dayanağa neden ihtiyacı olduğunu anlamıştı. O olmaksızın hayat, terk edilmiş bir tünel gibi bomboştu.
Sayfa 565·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Umutsuzluğu, hayal kırıklığı, bu korkunç, ıssız dünyada insanın tamamen yalnız olduğuna bir türlü inanamaması, Artyom'un aklından geçiyordu. Artyom'un, bu kozmik yalnızlığı ancak bu vahşi yaratığın, kurgulanmış çirkin bir tanrısallığa duyduğu umutsuz özlemle dolu haykırışından sonra anlamaya başlaması ne kadar garipti!
Sayfa 514·Kitabı okudu
Alıntı
"...İnsan o sonsuz kibriyle, sevdiği ve kendi için değerli olan her şeyi yok ettiğine pişman olacak. Yanılgılar ve hayaller içinde yaşadığı yüzyıllardan sonra iyiyle kötüyü, yalanla gerçeği birbirinden ayırmayı elbet öğrenecek! Can çekişmeniz uzun sürmesin diye, merhamet hançerini kalbinizin ortasına saplayacağız. Çürüyen uygarlığınızın laçkalaşmış kalbine... O gün yakındır."
Sayfa 511·Kitabı okudu
Edebiyat
"Kendi dünyanızın sonunu gördünüz mü?" diye rahip sözlerini sürdürdü. "Bunun suçlusunun kim olduğunu anladınız mı? Bir düğmeye basarak yüz binlerce insanın hayatını söndürenlerin adlarını kim biliyor? Göz alabildiğine uzanan yeşil ormanları kurumuş çöllere dönüştürenleri? Bu dünyayı ne hale getirdiniz? Benim dünyamı! Dünyayı yok sorumluluğunu nasıl olup da üstlenebildiniz, bu hakkı size kim verdi? Yeryüzü, bugüne kadar sizin makinelerinizin ürünü olan o lanet olası uygarlıktan daha büyük bir kötülük yaşamadı, doğayı cansız makinelerle karşı karşıya getiren bir uygarlık!
Sayfa 510·Kitabı okudu
Alıntı
Yaşanan günler çoktan geride kalmıştı, bir daha geri gelemezdi. O muhteşem, harika dünya ölmüştü. Artık yoktu. Bir ömür boyu yas tutmanın anlamı kalmamıştı. Dünyanın gömüldüğü mezara tükürmeli ve bir daha asla onu düşünmemeliydi.
Sayfa 270·Kitabı okudu
Reklam