Kutsal Kitap'a göre, yargıçlar ihtiyaç duyunca yardıma,
Uzağı bebekler görürmüş.
Büyükler tanımazken mucizeyi
Denizler kuruyup çöle dönmüş.
Çoğu kez çıkmaz beklentiler,
Sık sık unutulur verilen sözler;
Ve çoğu kez de başarı en umulmadık, en beklenmedik anda gelir.
Yaşam denilen şey insanoğlunun ömrü boyunca kurtuluşu arayışıdır. İnsanoğlu sık sık yanlış yollara sapar, ormanların labirentlerinde kaybolur, acı çeker ve acı çektikten sonra doğru yolu bulur.
Görüngüsel (fenomenolojik) ve varoluşçu felsefeyi benimsemiş felsefeciler ve ruh hekimleri bunaltıyı varoluşun temelinde bulunan varlıkbilimsel (ontolojik) bir özellik olarak görürler. Gerçek bunaltı, kişinin varoluşunun yok edilebileceğinin, kendisinin ve dünyasının tümden yitirilebilineceğinin, "hiç" olabileceğinin ayrımına varmasıdır. Korku, kişinin varlığının dışında bir tehlikeye karşı tepki, bunaltı ise kişinin doğrudan doğruya varoluşuna, özüne bir tehtittir.