Kitapla ilgili ne yazsam kitap hakkında bilgi vermemiş olurum bilemiyorum. Sanırım konusundan bahsederken zorlanacağım bir kitap olacak.
Grace ve Tippi birbirlerine yapışık olarak doğmuş ikizler. Anneleri bu tehlikeyi bildiği halde hamile kalması ve çocukları yine de doğurması sebebiyle ikizler içten içe annelerine kızgınlar.
Ben şiirsel bir şekilde yazılmış kitapla ilk defa karşılaştım. Böyle olunca ben bir süre kitaba elimi sürmedim ancak sadece yazım şeklinin öyle olduğunu normal bir cümle gibi okunduğunda rahatsız etmediğini fark edince okumaya devam ettim. Şahsen şiir kitaplarını okumayı pek becerebilen bir insan değilim.
Kitap ikizlerden en yumuşak olan Grace'nin ağzından anlatılmış ama bana göre diğer karakterlerden bahsetme şeklinden ben kitaptaki herkesi çok iyi tanıdım ve neye nasıl tepki vereceklerini Grace söylemeden tahmin edebildim. Babalarının alkolik olması, annelerinin hem çalışıp hem eve koşturması, ninelerinin emekli maaşlarına ihtiyaçları olmaları, küçük kardeşlerinin bale tutkusu ancak parasızlıktan bale kursundaki çoğu şeyden mahrum kalması ve daha bunun gibi pek çok şey... İkizlerin eğitim ve hastane masrafları yardım fonları ve devlet aracılığı ile sağlanıyor ancak yardım fonlarının özel hocaya yetmeyeceğini fark eden aile mecburen çocuklarını özel okula göndermek zorunda kalıyorlar. Bu da tabii ki devletin karşıladığı bir imkan oluyor.
Kitabın arka kısmında da ikizlerin ayrılması gerektiği yazıyordu. Ben bunun sebebini çok merak ettiğim için aldım açıkçası. Sağlık sorunu mu, aşk mı ya da başka bir şey mi? Onları bu ayrılmaya iten sebep neydi? Okudukça sizde merak edeceksiniz eminim. Kesinlikle tavsiye ediyorum!
Ben Gülseren Budayıcıoğlu ile İstanbullu Gelin dizisine uyarlanan Hayata Dön isimli kitabı ile tanıştım. Gerçek hayat hikayelerinin beni etkilemesi ayrı bir konu ama kitaptaki Meliha karakterinin beni sarsması ise apayrı. Üç ayrı konu ele alınmış. Anneanneden toruna geçen hayat kadınlığı, küçüklükte yaşadığı cinsel istismar sonucu cinsel kimliğinin bulunamaması ve yine küçüklükten gelen aile tavırlarının kişiyi mazoşistliği yöneltmesi.
Ben bazı konularda Meliha'yı çok yargıladım sadece. Annesi öleli yıllar olmuş, artık hayatlarındaki hiçbir kararda kadının emaresi bulunmazken nerede tökezlese annesini suçlamış. Nerede bir sorun olsa "ben öyle bir annenin kızıyım ki" demiş. Senin yetişkinlikte aldığın hiçbir karar da annenin bir suçu yok.
Ben gerçek sorunlardan etkilenirim dayanamam derseniz hiç başlamayın ya da ben okuyabilirim ben insanların ne yaşadığıyla ilgileniyorum derseniz bu kitapla beraber diğer üç kitabını da okumanızı tavsiye ederim.