"Zeki olmak, sivil kıyafetler giymek, boynunuzda devasa bir yaka ya da kafanızda modern bir şapka takmak demek değildir. Aydınlar halkın beynidir. Halkınız sizi iyi bir eğitimden sonra iyi bir maaş alın, akşamları kafelerde iskambil kağıtları ve domino taşlarının başına oturun diye yetiştirmedi. Bu durumda aydın değil, aydın çamurusunuz."
"Halktan çıkan her büyük kahraman da bir büyüteç, ateşleyici bir mercek gibidir. Kendinde halkının en iyi güçlerini, bütün dehasını toplar ve onlarla birlikte kendi halkını ve yabancı halklardan milyonlarca insanı harekete geçirir. Ancak gökyüzü bulutluysa, güneş ışığı yoksa hiçbir yakıcı mercek tek bir kar tanesini eritemez, bir damla suyu ısıtamaz."
"Lev Tolstoy ise tam tersini iddia ediyor. Hayatı yaratan, olayları yönlendiren, onlara kendi karakterlerini, kendi renklerini verenin Napoléon gibi büyük insanların değil, kitleler olduğunu söylüyor.... Lev Tolstoy'un çizdiği tabloysa bambaşka: "Denizde hareket eden büyük bir gemi hayal edin. Geminin önünde hareket ederken büyük bir akım oluşur. Gemiyi ileri sürükleyenin bu akım olduğunu kim düşünebilir? Geminin önündeki akımı yaratıp kovaladığı aşikârdır. Buradaki harekete sebep olan güç gemidir ve akım, geminin itici gücünün ortaya çıkardığı formlardan biridir, yani sonuçtur."