Bir Dostoyevski hayranı olarak elbette bu kitabı da beğendim. Okuyucu yormayan olay örgüsü var fakat sonunda ne oldu veya şimdi ne olarak diye kitabı bırakmak istemiyorsunuz. Yazar, Fransızları hiç sevmediği için sevmediği karakterler de hep Fransızlardan oluşmuş.
Kumarın sadece para için oynandığını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz...
Tavsiye ederim, her zamanki gibi yalın bir anlatım var.
İyi okumalar.
Spoiler içerir:
Daha sonradan karakterleri ve olayları hatırlamak için not aldım:
İngiliz arkadaşıyla yaptığı görüşmede Rus kızlarının Fransız erkeklerine aşık olmasına bir türlü anlam veremiyor. Fransızların sahte de olsa bir şekilde Rus kızının kalbini fethetmesi yazarın canını acıtıyor. (Kitapta, yazar Rus kızına-Polina'ya aşık).
Polina'nın paraya ihtiyacının sebebini yazar sonunda öğreniyor ve Polina'ya olan aşkını ispatlamak için saplantılı bir şekilde kumar oynuyor.
Polina'nın paraya ihtiyacının sebebi ise aşık olduğu Fransızın (De Grier'in) gurur yapıp generalin (kızın üvey babasının) borcunu silmesi ve "al bununla sana iyilik yaptım demesi".
Sonra Polina parayı almıyor ve yazar parayı Matche'le birlikte Paris'te 1 ay bitiriyor. Matche para düşkünü olduğu için onu çok seven generalle evleniyor. General ve büyükanne ölüyor para Matche'e kalıyor. (Matche - O da Fransız kadın)
Yazar: Generalin evinde öğretmenlik yapan fakat daha sonra genre
Büyükanne: Generalin halası olarak ortaya çıktı Rus kontes ve miras için ölmesi beklenirken o Almanya'ya gelip sırf bu yüzden kumarda yüklü miktarda para harcadı. Daha sonra generalin annesi olduğu söylendi. Ana karakterlerden biri. Yazarı çok sevmesi de ayrı bir konu. Çünkü aslında onun para düşkünü olmadığını samimi, içten davrandığını büyükanne biliyordu...
KumarbazFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202588,6bin okunma
Ancak ruh güzelliği ile kişiliğin özgünlüğünü ayırt edebilmek için kadınlarımızın, özellikle genç kızların sahip olduğundan daha fazla bağımsızlık ve özgürlük gerekir ve her halükarda daha fazla tecrübe gerektirir.
Gerçekten kişi en yakın arkadaşının önünde aşağılandığını görmeyi sever, arkadaşlığın temelleri çoğunlukla aşağılanmaya dayanır ve bu tüm akıllı insanlar tarafından bilinen eski bir gerçektir.