Normal puntolarla basılmış olsa bu metin, sanmıyorum ki bir öğrenci denemesini geçerdi. Yazar hakkında çok büyük beklentilerim vardı ancak dürüst olmak gerekirse bir miktar hayal kırıklığına uğradım.
Genel olarak insanlar içlerinde yasağa karşı taşıdıkları arzuyu sanattaki seçimlerine de yansıtıyorlar galiba. Ernaux, filtresiz konuşması, toplumda yasak görülen "seks, kendinden küçük insanla kurulan cinsel ilişki, eşcinsellik" gibi kavramları rahatça kullanması ile sanırım etkiliyor insanları ve ben de gerek kimliğim gerek düşüncelerim açısından bunu tamamen destekliyorum. Ama, dürüst olalım... Bu eserin içinde ne var cesaret haricinde? Hafif sanatlı bir söyleyiş var ama böyle yazmayı bilen çok insan var zaten dünyada, ruhsal dünyaya dalıyor yazar ama derinlikten uzak kalıyor yine de oldukça.
Yine de yalan yok, beğendiğim kısımları da olan bir eser. Mesela yazarın böyle büyük yaş farkları olan bir ilişkinin altında yatan düşünce sistemini ortaya sürmesi, hem cesurca hem de -bu kez- başarıyla atılmış bir adım. Ensest benzetmelerini reddedişi ama yine de aşığıyla kurduğu bağın gittikçe bu şekle evrildiğini gösteren belirli konuşmaları bence psikolojik kökenler hakkında ustaca yapılmış bir gömü metnin içerine.
Yazarın diğer kitaplarına da şans vermek isterim ama şunu kesinlikle söyleyebilirim: Bu basit eser belki bir yazarın kısa hikayelerinin toplandığı bir eser içerisinde bir bölüm olarak bulunmaya daha uygun geldi bana.