Evleneceğim sonra. Bir cesedi tek başına taşımak zor iştir çünkü ve aşk, karşılık bulmayan iki sevgi. Mahsustan yanlış yerlere bakacağım, çiçeklere değil vazolara şiirler yazacağım. İnanmadığım şeylere, inanmadığım manalar yükleyeceğim, doğru hayatı yanlış yaşayacağım. Göz önünde görünmez olacağım. Zamanın kanlı ellerini seninle bağlayacağım, insafsız dudaklarını seninle mühürleyeceğim. En güvenli limanım, biricik sevgilim, hayat ışığım... Ey benim güzel pişmanlığım...
Değil mi ki Nergis'leydim, tüm alemle de bir bütün ve tektim. Tepemdeki gökyüzü, ayağımın altındaki taş, rüzgarla sürüklenen dal parçası dostum, kardeşim, sırdaşımdı. Yıllarca her gün lanet okuduğum hayat, sonsuz haliyle kabulüm ve başım üstüneydi.
Her şey nasıl da başka türlü olabilirdi diye düşünüyordum. Bir anlığına orada değil de şurada olsan, o tarafa değil de başka tarafa baksan, kıçını sol elinle değil sağ elinle kaşısan, bir sözü söylesen, ötekini söylemesen... Kaderin acımasız
ağları aslında ne kadar da zayıf bağlarla örülmekteydi.