Yani, gündüz iş saatlerinde, zihnin uyanık ve elin işler olduğu saatlerde sadece yemek ve içmekten değil, yeteneklerin kötülüğe akışından da oruçlu olmak. Kişilere, eşyaya ve sembollere tapmaya da tövbeli olmak. Övülme hoşlanmalarïna, yerilmeye dayanamamaya, kritik tahammülsüzlüklerine de ruhun içinde ve dışında paydos diyebilmek.
Sonsuzluk, Tanrı'dan gücünü alır. Âdeta, ruhla Tanrı arasındaki mesafenin adıdır. Sonsuzluk, Tanrı değil, ruhun Tanrı'ya ulaşmak için aşmak zorunda olduğu yoldur.
Ruh, bu mesafeyi katetse Tanrı mı olur? Hayır, işte insanın putlaştırılması yanlışı buradan doğuyor. Tanrı, sonsuzluktan da ötede, sonsuzluğu aşmış ruhtan da ötededir.