Ana-babalar kendilerinin çocuklarına yansımalarını istiyorlar. Kendilerinden geçen bir baş hareketi, bir konuşma tarzı fark ettiklerinde rahatliyorlar. Eğer ortak noktalar yoksa, çocuk gerçekten yabancıysa, onu beslemek, giydirmek için ellerinden geleni yapıyorlar ama onu sevmiyorlar. Dönüştürücü bir sevgi duyamıyorlar.
...
Ana-babamın evini beni içeren bir kabuk olarak düşünürdüm. Ben fantastik bir yaratıkmışım, şimdilik burası benim için en uygun çevreymis, yeterince isı ve besinle dolduktan sonra kabuğu kırıp dışarı fırlayacakmisim. Geceleri yatağımda bütün evin benimle birlikte soluk alıp verdiğini hissederdim. Damdaki kiremitler,tuğlalar, doğramalar, su boruları, hepsi benim özel ritmime tabiydi. Hali döşeli bir yumurtanın içindeki canavardım.
biraz fazla sevmiş olabilirim. sonunu açık uçlu bırakması ve sonradan dank etmem üzüntüme biraz engel oldu.
kitap gayet güzel ilerliyordu. 7 son sınıf tiyatro öğrencisinin shakespeare repliklerini hastası olarak günlük konuşmalarında bile geçirmeleri çok sardı (böyle saçmalıklara bayılırım).
ortalarına doğru çok olay olmadıgı için belirli bir yerde durdu akıcılığı ama burda karakter gelişimlerini gösterdiğini düşünüyorum yazarın.
oliver beni sinir etti kendini keşfetme süreci beni çok yordu cidden 'yuh ama artık' oldum bu arada herkes tahmin etmiş katili ama benim sonradan kafam karıştı valla...
malum iki kişi (başroller diyebiliriz) arasındaki yoğunluk beni mahvetti YOĞUN hisler YOĞUN konuşmalar her şey o kadar YOĞUNdu ki oda içerisinde gezinip kitabı falan kapatıyordum
onları çok sevdim gerçekten altını çizdiğim çoook yer var çünkü dark academia zevkini tamamen verdiler.
bazı eleştirilerim de var okuyanlarla tartışabiliriz
SPOİLER
-tüm okulun sadece shakespeare oyunları sergilemesi saçmaydı sanki sadece shakespeare okulu gibi bir şeydi
-meredith'ten hiçbir zaman hoşlanmadım
-bence james ve wran birlikte olmadılar.
-oliver'ın kardeşi yüzünden okula gidemeyecek olması ne alakaydı kitapla idk sonra zaten bursla geri döndü
biraz fazla sevmiş olabilirim. sonunu açık uçlu bırakması ve sonradan dank etmem üzüntüme biraz engel oldu.
kitap gayet güzel ilerliyordu. 7 son sınıf tiyatro öğrencisinin shakespeare repliklerini hastası olarak günlük konuşmalarında bile geçirmeleri çok sardı (böyle saçmalıklara bayılırım).
ortalarına doğru çok olay olmadıgı için belirli bir yerde durdu akıcılığı ama burda karakter gelişimlerini gösterdiğini düşünüyorum yazarın.
oliver beni sinir etti kendini keşfetme süreci beni çok yordu cidden 'yuh ama artık' oldum bu arada herkes tahmin etmiş katili ama benim sonradan kafam karıştı valla...
malum iki kişi (başroller diyebiliriz) arasındaki yoğunluk beni mahvetti YOĞUN hisler YOĞUN konuşmalar her şey o kadar YOĞUNdu ki oda içerisinde gezinip kitabı falan kapatıyordum
onları çok sevdim gerçekten altını çizdiğim çoook yer var çünkü dark academia zevkini tamamen verdiler.
bazı eleştirilerim de var okuyanlarla tartışabiliriz
SPOİLER
-tüm okulun sadece shakespeare oyunları sergilemesi saçmaydı sanki sadece shakespeare okulu gibi bir şeydi
-meredith'ten hiçbir zaman hoşlanmadım
-bence james ve wran birlikte olmadılar.
-oliver'ın kardeşi yüzünden okula gidemeyecek olması ne alakaydı kitapla idk sonra zaten bursla geri döndü