Recep DAĞCI

Recep DAĞCI
Sağlık personeli adayı paramedik
Puan vermedi·96 syf.··
2023 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 21:39
Korku, insana her şeyi yaptırabilecek kadar güçlü bir düşman." İnsan, en çok korkunun kendisinden korkar ve bu korku, insana yapmayacağı şeyleri bir çırpıda yaptırıverir. Ve yine aynı korku, insanın elindeki şeylerin aslında ne kadar değerli olduğunun da farkında vardırır. Eşini aldatan bir kadının yaşamı ve sonrasında duyduğu pişmanlık... "Belki de insan.. En büyük utancı.. Kendine en yakın hissettiklerine karşı duyar." Bir insanın dakikalar içerisinde değişen duygu durumunu, iç dünyasını ve en önemli korkunca neler düşünüp düşünemeyeceğini o kadar güzel betimlemiş ki, psikoloji dalına örnek verilebilir eserlerden olmuş bu kitap. İyi okumalar :
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
Reklam

Recep DAĞCI

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.··
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2023 21:39
·
2023 14. kitabı
Stefan Zweig
8.2/10 · 124,8bin okunma
Puan vermedi
Suç ve Ceza gibi derin bir romanın hemen her okuyucuda farklı izlenimler yaratması, farklı yönler çağrıştırması doğaldır. Yazar yoksulluğu ortaya koyarak elbette bir toplum eleştirisi yapıyor. Kitabın zaten baştan sona ana meselesi, Raskolnikov’un esas psikolojik gerilimi,... Önce biraz ağladılar , ama alıştılar şimdi. Aşağılık insanoğlu her şeye alışır!
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2023 13. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2023 16:40
Aşk bir duygu mudur ? Yoksa hastalık mı? • Zweig gerçekten enteresan bir yazar. Çok sevdiğim yazarların bile okunamaz derecede kitapları varken zweig ilk novellarında bile kendini okutuyor. Erkek olmasına rağmen bir kadının aşkını yazması da hayalgücünün kuvvetini gözler önüne seriyor. “Sana, beni asla tanımamış olan sana.” Bu cümle kitabın özeti gibi. Kitabın bir aşkı anlattığını açıkçası düşünmüyorum. Kesinlikle hastalık boyutunda olan bir takıntıyı anlatıyor ve olaylar gerçekten abartı derecesinde. Aşkın birçok tanımı var, bu kitaptaki tanım psikolojik bir rahatsızlık, obsesyon olarak işlenmiş gibi geldi bana.. Ki belki de öyledir genel olarak.. Ama "ben tanrıya da inanmıyorum artık, yalnızca sana inanıyorum" dedirten bir aşk tanımı, "başkalarına da bedenimi sattım, ama seni aldatmış sayılmam..." dedirten bir aşk tanımı benim kendi aşk tanımıma tamamen zıt. Yani düşünüyorum ; bir insan nasıl bu kadar bağlanır, nasıl bu kadar sever ve her şeye rağmen sevgisini nasıl kendi içinde bu denli yaşar? Sevdiği adamdan gayri meşru bir çocuk dünyaya getirdikten sonra onu sadece kendi imkanları ile belli bir yaşa getirmesi ve sevdiği adama ölmeden önce yazacağı mektubu oğlunun ölü bedeninin bulunduğu odada yazması da ayrı bir irdelenilecek konu aslında. Belki ilk ve son mektubu yazıp intihar etmesinin sebebi oğlunun onu hayata bağlayan tek varlığın artık nefes almamasıdır kim bilir, sonuç olarak sevdiği hiç onun olmayacak ve biz kadınlar bir erkek ile hayata bağlanmayı kendimize bir amaç olarak adlediyoruz nedense... Bir babanın bir aşığın bir erkek çocuğun varlığı hayatımızda yer etmiyorsa biz kendimizi yaşama bağlayacak bir unsur bulamıyoruz... Şahsen ben bilinmeyen şu kadını hiç sevemedim. Sevmek güzel bir şeydir ancak bağımlılık ve saplantı tehlikeli şeylere yol
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,4bin okunma

Recep DAĞCI

, bir kitap okudu
Puan vermedi·80 syf.··
18 saatte okudu
·
2023 13. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 266,4bin okunma
Reklam