Bir insandan bu kadar nefret etmek ve onun tarafından önemsenmeyi bu kadar istemek, aynı anda nasıl mümkün olabiliyordu? Bu iki istek de aynı bedende kendilerine nasıl yer bulabiliyordu? Kim bilir ne acılar çekiliyordu o an içimde? Ne kavgalar dönüyordu? Nasıl giriyorlardı birbirlerine? Nasıl bir savaş? Korkunçtu mutlaka. O yüzden bulanıyordu midem. Ama ağzımı açtığım anda, kimin kazandığı belli oldu.
Hayatımda öyle çok bavul kapattım ki ben, sonunda hiçbir yere
gidemeyen bavullar yapmakla öyle sayısız saatler geçirdim ki,
perşembe, benim için gölgeler ve kayışlarla dolu bir gün oldu;
çünkü bavul kayışına bakınca gölge görmüş gibi oluyorum, sanki
bu kayışlar beni anlaşılmaz, dolaylı bir yoldan, çok incelikli, çok
korkunç biçimde cezalandıran bir kırbacın parçalarıdır.