"Bırak psikoloji, karakter, insan ilişkileri, eylemlerden çıksın," demiştin. "Kelimeleri güzelleştirerek ya da şiddetlendirerek, güzel tasvirlerle insan hallerini anlatmaya kalkma. Sen eylemi anlat, gerisini okur kafasında tamamlasın. Aristo da böyle demişti."
“Bir örnek versene,” demem üzerine de bana halk hikayelerinin birinden şu ölümsüz meseli aktarmıştın.
"Eski çağlarda bir delikanlı, insanların dişlerini tedavi eden bir hekiminin kızına âşıktır. Sırf kızı görebilmek için oraya gider delikanlı ve sevgilisinin yüzüne bakarak otuz iki Bam dişini çektirir. Şimdi bu eylem üzerine hangi sevda sözlerini ekleyebilirsin ki. Hepsi zayıf kalır.”