Bir zamanlar çocukların bir yaşa gelince götürüldüğünü, yerlerine yetişkin insanlar getirildiğini düşünürdüm. Yani büyümek denen şeyin öyle birdenbire gerçekleştiğini.
...O mutlu günler geldiğinde kızlar bir yüzük alıp erkeğe evlenme teklifi yapacak,ailelerini "oğlan istemek" için erkek evine göndereceklerdi. Aileler gelin almayacak,damat alacaktı.
Ama bu adet herhalde en son Türkiye'ye gelecekti. Çünkü kadınlar ne kadar güçlenirse güçlensin burası "erkek" bir ülkeydi.
onun güldüğünü de gören olmamıştı;bu konuda da hayvanlara benzerdi çünkü konuşma yeteneğini kaybetmekten daha korkunç bir şey vardı belki,duygunun mutlu ve özgür bir biçimde dışa vurumu olan gülmek, Tanrı'nın bilinçsiz canlılarından esirgenmişti.