İlk 3 kitabını çok severek okumuştum ama seri gitttikce benim için hayal kırıklığı oluyor ama yine de güzel seri ilk 3 kitap hatrina 8 verdim yoksa 5 6 falan yinede diğer kitaplarini çok merak ediyorum
Yazar yine güzel bir ters köşe yapmış.bu yazarın kurgularını seviyorum.yazarın her okuduğum kitap sonrası okumadıklarımı merak ediyorum :) sanırım bütün kitaplarını okumam çok uzun zaman almayacak
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,513 okunma
Mild spoiler içerir
Adamımın vizyonu, tutkuları, aşka ve hayata olan açlığı koca bir şaka!!
O barok, aşırı, teatral, “ben varım ve bunu herkes bilecek” enerjisi inanılmaz keyifli.
Adam karanlıkta pineklemek yerine gidip rock yıldızı oluyor, kuralları falan asla takmıyor.
O HER ÇAĞDA KENDİ DEVRİMİNİ YAPMAK ZORUNDA ! MİZACI BU! DURDURULAMAZ !
Bu arada Lestat red flag mi yoksa black flag mi hımm,Lestat kendi bayrağını kendi tasarlamış, üstüne de 'ister sev ister öldür' yazmış. bence. Zaten adamın sevme huyu da bambaşka bir seviye. Lestat öyle uslu uslu sevecek biri değil; sömürürcesine, karşısındakinin tüm güzelliğini içine çekercesine, yok etmek ister gibi seviyor. Tam bir haz, estetik ve tutku adamı.
Dünyayı o ikonik "Savage Garden" (Yabanıl Bahçe) felsefesiyle görüyor; yani hayat aslında kurallardan, ahlaktan yoksun, tamamen vahşi ve estetik bir bahçe. Ve o bahçede hayatta kalmanın tek yolu da güzelliği sömürmek.
Ama tüm bu devasa gücün arkasında aslında yalnızlığa asla tahammül edemeyen, tek kalmaktan ölesiye korkan biri var. Cinsiyet, zaman, kural tanımadan, birilerini yanında tutmak için gerekirse her şeyi riske atabiliyor. Dışarıdan tam bir arsız ama içi aslında yalnız kalamayan, sadece anlaşılmak ve sevilmek isteyen o adam bizim Lestat.
Kitap aynı zamanda 80’ler pop kültürüne, queer özgürleşmeye ve “ölümsüz olup da hala genç ölmek” arzusuna muhteşem bir aşk mektubu.
Ben bu kitabı çok eskiden okumuştum aslında. Şimdi dizinin 3. sezonu geldiği için bir reread ihtiyacım vardı ve onun o deli enerjisini o kafasının içini ne kadar çok özlediğimi fark ettim.
İlk kitapta Louis’nin o melankolik dünyasından Lestat’ı hep biraz zalim ve bencil dinlemiştik ama hikayenin asıl yüzünü öğrenmek için elbette ki vampirin şarkısı..
bitirdim… ve yazara söylemek idtediğim cok önemli birşey var
BACIM ALLAH’INI SEVERSEN SEN NE YEDİN NE İÇTİN BU KİTABI YAZDIN!?! Bi de bunun fanları falan var kafayı yersin ya…. Bu arada hala konuyu anlamadım. Spoi de aldım ama ztn sırf sıkıntıdan ve bu kitabı okuduktan sonra okudugum her kitaptan zevk alıyım diue okumustum… ya tamam yazar böyle nası herkesin ruh hastası oldugunu nası korelin(AYRICA KOREL DİYE İSİM Mİ OLUR) dehşetül vahşet havalı karizmatik fln zart zurt olduğunu göstermek istemis… AMA DEĞİL. Adam yürüyen red flag ama yane sadece ree flag değil adam bildiğin manyak osşkopay şerefsiz ruh hastası bisi. VE HAYIR BUNU ROMANTİKLEŞTİREMEZSİN. Ana karakter kızımız tam bir yn… Boyu kısa herseyi küçük minik elli fln… cok korkunctu ya… olabikecek tüm klişeleri kullanmıs yazarımız tebrikler… ya abi komikti btw… tek anlamadıgım kitabın basındaki karakterker niye kitabın sonunda kayboldu? yani bi görseydik onları da faaln? neyse yani öyle okumanıza gerek yok bu kitabın ya da direkt koreli ezelin fanını görürseniz arkanıza bile bakmadan topuklarınızı minnoş tatlıs popişlerinize vurarak kaçın
Ahh benim bu bi yazarın bir iki kitabını beğenince yazdığı tüm kitapları okumakla ilgili gaza gelmelerim. Gaza geldim tamam bari doğru kitaplarla gaza gelseydim olabilecek en yanlış kitabıyla devam ettim sanırım. Ve kitaplarının yayın tarihlerini kontrol etmedim ama bu serisinin ilk yazdığı kitaplardan olduğunu düşünüp teselli bulmak istiyorum zira bu kadar kötü bi kitabın diğer sevdiğim iki kitabıyla aynı kişi tarafından yazılmış olmasına düşünebildiğim en makul ihtimal sevgili yazarımız bu seriyi ennn başlarda şöyle bi kısacak bişiler çiziktiriyim belki birileri sever bana da yazacağım diğer kitaplar öncesi bi alıştırma olur filan die düşünmüş olması. O kadar kötüydü ki bu serisi kısacık her yerinden klişeler akan patron asistan ilişkisi doğru düzgün bir konusu bile olmayan varsa çok boş vaktiniz kötü bişiler okumak isterseniz buyrun yoksa kitapları gördüğünüz yerde koşarak uzaklaşın.
Selfish SuitWhitney G. · Whimstery Media · 20251 okunma
Şimdi size Centilmen Piç serisinin ilk kitabı olan Locke Lamora'nın Yalanları'nı anlatacağım. Bu kitap gerçekten aşırı iyi; fantastik türde, insanı içine çeken ve okudukça daha da okuyası gelen bir eser. Locke öyle bir usta olmuş ki onun hakkından kimse gelemez; Gri Kral bile gelemedi. Tebrik etmek lazım gerçekten o efsanevi, gözü kara ve becerikli "Bela" Locke Lamora'yı.
Kitabın dili oldukça akıcı ve sürükleyici. Okurken insanı hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. Ben kitaba bayıldım ve okurken büyük zevk aldım. Yer yer biraz sıksa da bunun aynı konuların zaman zaman tekrar işlenmesinden kaynaklandığını düşünüyorum.
“LOCKE LAMORA'NIN YALANLARI EN SEVDİĞİM ON KİTAP ARASINDA BULUNUYOR. BELKİ DE İLK BEŞTEDİR. KİTABI OKUMADIYSANIZ, OKUMALISINIZ. OKUDUYSANIZ, MUHTEMELEN YENİDEN OKUMALISINIZ...”
Patrick Rothfuss'un ön sözünde söylediği bu sözler de kitabın ne kadar etkileyici olduğunu göstermeye yetiyor.