“Saatin kendisi mekân, yürüyüşü zaman, ayarı insandır… Bu da gösterir ki, zaman ve mekân, insanla mevcuttur!” (Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden )
Korktukça tutsak, umut ettikçe özgürsün.
Büyüklerin çocukları,hatta ana babaların kendi çocuklarını ne kadar az anladıklarını düşünerek üzülüyorum.Küçük olduklarını,henüz öğrenme çağında olmadıklarını bahane ederek çocuklardan hiçbir şeyi gizlememek.Ne hazin ne bahtsız bir düşünce!Babalar,çocuklarının pek küçük,bir şeyden anlamaz sanarak gizledikleri hâlde,onlar her şeyi anlıyorlar.Büyükler,bir çocuğun en zor bir işte bile pek önemli öğütlerde bulunabileceğini bilmezler.
Aynı resim ve aynı yüz olmasına rağmen altlarına değişik ifadeler yazmak gerekirdi:Mesela ''huzur'',''hırs'',şefkat'',''masumiyet'',''kötülük'',''utangaçlık'', ''fettanlık'',''intihar eğilimi'',''nefret'',''gizem'',''iktidar açlığı'',''iyi niyet''...
Ona göre hayvanlarla insanlar arasındaki temel bir tarihsellik farkı vardı.Hayvanların tarihselliği yoktu;dün ve bugün arasında bir fark hissetmezlerdi.Bu tarihsel bilinç insana özgüydü ve hayvanları kıskanmamız için bir sebepti.İnsanın geçmişini araştırması acı veren bir deneyimdi.Mutlu olabilmenin tek şartı''unutmayı'' başarabilmekti.