Bir çeşit özdenetim,yani''tutkunun kölesi''olmaktansa kaderin sillesinin kopardığı fırtınalara dayanabilme,Eflatun'dan beri yüceltilen bir erdemdir...''kişinin hayatını özenle ve akıllıca yaşaması;ahenkli bir denge ve bilgelik''anlamına gelir.Romalılar ve Hristiyan kilisesiyse buna temperantia,yani dengeleme,duygusal aşırılıkları sınırlama demiş.Amaç,duyguları bastırmak değil,dengedir:Her duygunun kendine özgü bir değeri ve önemi vardır.Tutkusuz bir hayat,yaşamın kendi zenginliklerinden kopuk ve yalıtılmış,donuk,çorak bir kayıtsızlık alemine dönüşebilir.Ancak Aristo'nun tespit ettiği gibi,makbul olan uygun duygudur,yani koşullarla doğru orantılı biçimde hissedebilmektir.