Dayanabileceğimiz kederin bir sınırı vardır; bu sınırın ötesine geçenler ya bizi mahvederler ya da bizi hissiz bırakacak şekilde yanımızdan geçip giderler.
"İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlar adna uzak olmak istiyordum.Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izin vermezlerdi."
Acıklıdır ama
Neredeyse tanıdığım hiç kimseyle anlaşamıyorum
Filmlerin çoğu berbat bence,
Televizyon ise daha kötü.
Boş konuşmalar kadar nefret ettiğim
Hiçbir şey yok.
Uzay araştırmaları
Beni sıkar
Ve günlük gazeteyi
Yüzyılların bütün edebiyatına
Yeğleyebilirim.