Önsöz kısmı beni biraz baydı. Sonraki üç öyküyü de beğendim.
İlk öykü kıskançlık ve sahip olma duyguları ağır basıyordu.
İkinci öykü kıskançlığı daha üst seviyelere çıkarıp en yakınlarına bile güvenmeme ve intikam temalıydı.
Son öykü ve en güzeli ise babasının güzelliğini kullanarak maddi durumunu toparlamasını düşünmesine karşın kızın aşkı aramasını konu alıyor. Bu aşk içinde ise sevilip sevilmediğini bir türlü anlayamıyor. Sevgi sözcükleri nasıl iyileştirir insana iyi gelirse bir o kadar da ölümcül olmasını görmüş oluyoruz.
Yazar biraz felsefi yazdığı için öykülerinde kesinlik kullanmıyor. Bu tarz kitapları sevmeyen insanların okuması sıkıcı gelebilir. Açık dille yazılmış değişik bir kitap. Her kitap gibi kendim için ufacık birşey kapmışsam ne mutlu diyerek ortalama bir kitap olarak değerlendiririm.
Yazıldığı dönem düşünülecek olursa resmen imkansızlıkların içerisinde parlayan bir yıldız misali akıcı ve sürükleyici sayılacak bir roman. Fakat ilk romanı olduğunu düşündüğümüzde yazılacak diğer romanları için teminatı fazlasıyla vermiş. Dostoyevski'yi daha iyi anlamak için yazdığı tüm kitapları okumaya çalışacağım.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
Şu ana kadar okuduğum en değişik kitaptı. Ortada bir karakter ve somut birşey yok ama çok fazla düşünce var. Bu düşüncelerin bir kısmını belki de çoğunu yaşamımızda karşılaşmış kimi zaman benimsemiş kimi zaman karşılaşmamayı dilemişizdir. Bu düşüncelerin çoğu uyku ile uyanıklık arasında zihnimizin berrak olduğu zamanda iç sesimizle konuşur tartışırız. Bazen bir karara bağlar bazen de denizdeki dalgalara karışır. Toplumun kabul ettiği düşüncelerin doğru olduğunu kayıtsız kabul edenler olduğu gibi inkar edenler de vardır. Bir de bunu tartışanlar. Bu tartışma iç sesinle başlar her zaman. Bazen kazanırsak kaybederiz. Düşünceyi benimseyip o doğrultuda yaşamaya başlayınca toplumdan bir soyutlanma başlar. Bunun beraberinde yalnızlık gelir. Daha fazla iç sesimizle tartışmalar çeşitli ateşli diyaloglar olur. Bazen bir mahalle baskısı size her doğru her yerde söylenmez dese de aslında her doğru herkese söylenmez. Kendi kabuğunu kırıp varoluşunun farkına varmış kişiler, kişiliklerini bu doğruların temelleriyle inşa etmiştir. Bu tür kitaplar çok özel. Herkes kendinden bir pay çıkarıp farklı şekilde bir son hazırlayabilir. Biraz saçmalamış olabilirim. Mazur görün efendim