Gökhan Kırmızı

Gökhan Kırmızı
@redream
Öğrencinin kendisine teklif etmesi gereken amaç oldukça farklıdır: her zaman ve her yerde aktif olmaya çalışmak. Bu görev için belirli bir saat yoktur; günün tüm saatleri buna uygundur. Aktif olmak, sabah yılgınlık göstermeden çevik bir şekilde yataktan kalkmaktır. Aktif olmak, hızlı bir şekilde tuvalete gitmektir. Aktif olmak, zihninize herhangi bir yabancı endişenin girmesine, çalışma masanıza sızmasına izin vermemek ve kararsızlığa düşmemektir. Asla pasif okuma yapmamak ve sürekli çaba sarf etmektir. Ancak, dayanma gücünün tükendiğini ve çabalarının verimli olmaktan çıktığını hissettiğinde, bir müzeyi ziyaret etmek veya yürüyüşe çıkmak için kararlı bir şekilde yerinden kalkmak da yine aktif olmaktır. Çünkü yorucu, cesaret kırıcı ve verimsiz çabalarla uzun süre çalışmaya devam etmek büyük bir hatadır.
Sayfa 132
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Üzüntünün sizi yere sermesine vakit bırakmadan onu yere sermek için uygulayacağınız kaide şudur: Önem vermemeniz ve unutmamız gereken ufak tefek şeylere aldırmayın. «Hayatın ufak tefek şeylerle uğraşmaya yetmeyecek kadar kısa» olduğunu hatırınızdan çıkarmayın.
Sayfa 79
Kitap Alıntısı
Bir çoğumuz işe daldığımız ve günün zorluklarını yenmeye uğraştığımız sırada ufak tefek üzüntülerimizi unutmaktayız. Fakat işimizin sona erdiği saatler en tehlikeli saatlerimizdir. Dinlenme saatlerimizi mutluluk içinde geçirmeye hazırlandığımız sıralarda üzüntünün saldırıları ile karşılaşırız. Olur olmaz şeyler düşünmeye, çıkmazda olup olmadığımızı, bu gün patronun ne demek istediğini, saçlarımızın dökülüp kafamızın kel kalıp kalmayacağını düşünür dururuz. İşsiz olduğumuz zaman zihnimiz boş gibidir. Biraz okuma yazma bilen herkes «tabiatın boşluktan hoşlanmadığı»nı bilir. Elektrik lambalarının içi boştur. Lambanın camı kırılınca içine hava dolar. Aynı şekilde boş olan zihne heyecanlar hücum eder. Üzüntü, korku, kıskançlık, haset, hırs gibi heyecanlar çok güçlüdürler. Biz işe girişmez de bir kenara çekilip düşünmeye başlarsak Charles Darwin'in dediği gibi ıvır zıvırla uğraşmaya başlarız. Ivır zıvırlar da vücudumuza girerek çalışma kudretimizi ve irade gücümüzü harap eden ufacık cinlerden başka bir şey değildir. «Ümitsizliğimin tesiriyle yaşama şeklimi değiştirdim. Bu suretle de hem uykusuzluktan hem de üzüntüden kurtuldum. Kendimi işe verdim. O kadar çok çalışmaya başladım ki üzülecek, düşünecek vakit bulamıyordum. Evvelce günde yedi saat çalışıyordum. Şimdi on beş hatta on altı saat çalışmaya başladım. Sabahleyin saat sekizde yazıhaneye gidiyor ve gece yarısına kadar dışarı çıkmıyordum. Yeni ödevler ve yeni sorumluluklar yüklendim. O kadar yoruluyordum ki, yatağa yatar yatmaz kendimden geçiyor ve bir iki saniyede uykuya dalıyordum. «Bu programı üç ay süre ile tatbik ettim. Üzüntü alışkanlığım tamamıyla geçmişti. George Bernard Shaw şu sözleri söylemekte haklıdır: «Bahtsızlığımızın asıl sebebi mutlu olup olmadığımızı düşünecek kadar boş zamana sahip olmamızdır.» O
Sayfa 65
Kitap Alıntısı
Üzüntülerimizin yarısı, çözümlemek istediğimiz olayı iyice bilmememizden ileri gelir. Meselâ önümüzdeki Salı günü gelmeden bu iş hakkında hiç bir karar vermem. O güne kadar geçen zamanda o işle ilgili olan olayları inceler, gereken bilgileri toplarım. Hiç üzülmem, soğuk terler dökmem. Uykusuz geceler geçirmem. Sadece bilgi toplamaya bakarım, bütün gücümü bu yolda harcarım. Salı günü gelince hazırlığım tamam olmuştur. Mesele kendiliğinden halledilir.
Sayfa 48
Kitap Alıntısı
Tasarladığı yönde emniyetle ilerleyen ve arzuladığı hayata kavuşmak için çabalayan kişi en sonunda ve ummadığı bir anda başarıya ulaşır.
Sayfa 44
Kitap Alıntısı