Mum

Seven kadın ise
Karşılıksız bir aşka tutulan biri bu tutkusunu biraz olsun kısıtlama olanağına sahiptir; çünkü o bu yoksunluğun yalnızca kölesi, kulu değil, aynı zamanda da yaratıcısıdır. Aşık olan bu tutkusuna karşılık almayı başaramıyorsa bu, hiç değilse onun kendi suçudur. Ama karşılıksız olarak sevilen kişi, ölçüsünü ve sınırlarını kendinin belirleyemediği bu tutkuya gem vurmakta çaresizdir. Bir başkası tarafından sevilen herkes o kişinin karşısında çaresiz kalır. Böyle bir ilişkinin çaresizliğini yaşayan belki de yalnızca erkek tarafıdır, çünkü yalnızca o, bu tutkuya karşı koyma zorunluluğunun acısını, tasasını ve suçunu çekmekle yükümlüdür. Eğer istenmeyen bir tutkuya, karşılıksız bir aşka karşı koyan kadınsa, bu cinsiyetinin doğal bir sonucu olarak nitelendirilir. Kadınlara baştan beri reddetme hakkı tanınmış olduğu için, en ateşli aşkı, en büyük tutkuyu bile geri çevirmesi zalimlik sayılmaz. Ne yazık ki durum bunun tam tersiyse, yani bir kadın yüzünü kızartmayı göze alıp sevgisine karşılık alıp alamayacağını bile bilmeden, bir erkeğe umutsuz aşkını itiraf etmeyi göze almışsa, karşısındakinin soğuk kalması ve bu sevgiyi reddetmesi korkunç bir durumdur.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tabii sonuçta eğer ay boyunca idareli davranabilmişse, sizin sürekli olarak başıma kaktığınız kafeye uğrayıp biriktirdiği birkaç kuruşla, yaşamın tüm zevklerini orada içeceği bir fincan kahvede bulmaya çalışabilir.
Bir başkasını yalnızca acıdığınız için deliye çevirmek çok, çok büyük sorumluluktur! Olgun bir insan bir olaya karışmadan, bu konuda ne kadar ileri gitmeye hakkı olduğunu iyice düşünmeli, sınırlarını belirlemeli ve özellikle başka birinin duygularıyla oynamamalıdır.
Hekimlik
Biz doktorların eskiden beri süregelen taktiklerini bilmiyor musunuz? Ne yapacağımızı bilemiyorsak genellikle zaman kazanmaya çalışır, hastayı çaresizliğimizi fark etmemesi için boş tedavilerle oyalamaya çalışırız. Şansımıza hastanın bünyesi de çoğu zaman bize yardımcı olur, hatta suç ortağımız olur... Tabii ki hasta kendini daha iyi hisseder. Yapılan her işlem, ister limon yiyin, ister süt için; ister soğuk suya girin, ister sıcak banyo alın, organizmada belirli bir değişimi sağlayarak hastaya bir canlılık kazandırır ki bu, her zaman iyimser olan hastalar tarafından genellikle iyileşme olarak nitelendirilir. Bu tür kendi kendini kandırmalar en iyi yardımcımızdır, hatta doktorların en büyük tedavi numaralarının çoğu da bunlardır diyebilirim.
İyileşir mi, iyileşmez mi? Siyah mı, beyaz mı? Keşke her şey bu kadar kolay olsaydı! 'Sağlıklı' ve 'hasta' terimleri aslında aklı başında, vicdanlı bir doktorun hiç kullanmaması gereken terimler; sağlığın nerede bitip hastalığın başladığını kesin olarak bilmek o kadar zor ki.