Çanakkale’de yaşayan ve Harun hoca ismiyle bilinen hüddam kendisi ölü yıkayıcılığı ile geçiniyor. Nasıl hüddam olduğunu sorduğumuzda ise bize şunları anlattı
Ailem köyde yaşıyordu. Bende 9-10 yaşlarındaydım. O yıllarda çok yoksul olduğumuz için yağmurdan korunma amaçlı naylon bir ceketim vardı. Evimizde topraktan bir ocakta annem yemek hazırlarken bende oturmuş onu izliyordum.
Annem komşuya gitti. Ben ocakta yanan ateşi izlerken uyuya kalmışım. Bir acıyla uyandım. Ateşin yanında uyuduğum için üstümdeki naylon ceket erimiş ve vücuduma yapışmış yanıyordum.
Bağırarak evden çıktım. Annem ve komşular beni tutup yanan ateşi söndürdüler. Acıdan kıvranıyor ve bağırıyordum. Çığlık çığlığa bağırırken annem ve komşumuz yanan yerlerime yoğurt sürdüler.
O sırada hatırladığım kadarıyla iri bir varlık gözlerimin önünde belirdi. Karşımda beliren şey bir cin miydi melek miydi şuanda bilmiyorum. Ama oturmuş bana bakıyor ve nefesiyle yanan yerlerime üflüyordu