Rehber Okur

Rehber Okur
@rehberokur
“Okumadığın gün karanlıktasın.”
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık
41 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
MARTIN EDEN/Jack London
9/10
·520 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2021 20:24
Herkese merhaba, Bugün, Jack London’ın İş Bankası tarafından yayımlanmış ve herkes tarafından çok okunmuş eseri Martin Eden hakkında konuşmak istiyorum. İlk olarak eser hakkında genel birkaç bilgi verip ardından bende bıraktığı hissiyat hakkında hasbihal edeceğim. Martin Eden, Jack London’ın hayatından belli bir kesiti paylaştığı ve bu kesiti kurguyla harmanlayıp okuyucuya sunduğu yarı otobiyografik bir eserdir. Evet kitapta Martin Eden’ın azminden ve yaşantısından etkileniyoruz fakat Jack London’ın yaşantı nasıldır? Annesinin hamile kaldığını öğrenen babası ailesini terk etmiştir. Bunun üzerine annesi ikinci evliliğini John London ile gerçekleştirmiştir. Buradan da anlaşılacağı gibi; Jack London soyadını üvey babasından almaktadır. İlkokulu bitirdikten sonra kavanoza turşu koymakla çalışma hayatına başlayan Jack London, bir yandan gazetecilik yaptığı bir yandan da fabrikada çalıştığı sıralarda hayali olan tekneyi almak için para biriktirmiş fakat annesi parayı öğrenince elinden almıştır. İkinci para biriktirme girişiminde tekneyi alma hayalini gerçekleştirebilmiştir. Maddi imkânsızlıklar sebebiyle zor zamanlardan geçtiği sıralarda teknesine binmek için zıplarken düşmüş ve akıntıyla birlikte sürüklenmeye başlamıştır. Dört saat boyunca suda kalmış ve sonrasında hayattaki olumsuzluklar karşısında pes etmemeye, yaşamaya karar vermiştir. Jack London, ilerleyen zamanlarda iyi bir denizci olmuştur. Fakat maalesef Kolondike Vebasına yakalanarak hayata gözlerini yummuştur. Hayatına benzer bir kurguyla okuyucuya Martin Eden karakterini sunan London, kalın bir kitap olmasına rağmen akıcı bir eser ardında bırakmış. Okurken içinde kaybolduğum, beni bu dünyadan uzaklaştırıp Martin Eden’ın dünyasına ışınlayan bir roman oldu. Kafa dağıtmak, dünyadan uzaklaşmak, sürüklenip
1000Kitap
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
HER MÜSLÜMANIN ORTAK DAVASI: KUDÜS
8/10
·160 syf.··
2021 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2021 00:19
“Hiçbir el yoktur ki onun üzerinde Allah’ın eli olmasın. Hiçbir zalim yoktur ki başka bir zalimle cezalandırılmış olmasın.” Herkese merhaba, İlk kıblemiz, İsra ve Miraç şehrimiz, peygamberlik yurdumuz Kudüs; tarihi, uğruna yapılan savaşları, dini geçmişi ve daha nicesiyle ‘Her Müslümanın Ortak Davası Kudüs” kitabında detaylı şekilde okuyucuya anlatılıyor. Yusuf el-Karadavi; Araplar, Amerika, İsrail ve bunların Kudüs üzerindeki etkileri, Filistin’e yapılan baskılar, Kuran’da İsrailoğulları hakkında geçen ayetler, kısacası Kudüs’ün kapsamlı şekilde anlatıldığı bir eser kaleme almış. Kudüs hakkında bilmediğiniz pek çok bilgiyi öğrenebileceğiniz, dolu dolu bir eser olduğunu söyleyebilirim. Keyifli okumalar… #alıntı “Tarihe baktığımızda Kudüs’ü ilk inşa edenlerin Yebusiler olduğunu görürüz. Eski Arap kabilelerindendir. Kudüs, Tevrat’ta da bu isimle anılmıştır.” “Araplar, 1400 yıldan fazla bu topraklarda hüküm sürdüler.” “Müslümanlar, Kudüs’ü Hz. Ömer döneminde fethettiler. Şehri alırken Yahudiler yoktu. Çünkü Romalılar daha önce 4 asır boyunca Yahudilerin oraya girmesini yasaklamışlardır.” “Kudüs, Selehaddin Eyyubi’nin 1187’de Haçlılara galip geldiği meşhur Hıttın Savaşı ile özgürlüğüne kavuşana dek 20 yıl Haçlı işgalinde kalmıştır.” “Zalimler, nasıl bir inkılaba uğrayıp devrileceklerini pek yakında bileceklerdir.”
1000Kitap
KudüsYusuf el-Karadavi · Nida Yayıncılık · 20212,797 okunma
Beden Asla Yalan Söylemez
8/10
·224 syf.··
2021 18. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2021 17:57
Herkese merhaba, Alice Miller, “Beden Asla Yalan Söylemez” kitabını; alacağını tahmin ettiği pek çok tepkiye karşın yazan ve kitapta pek çok meslektaşını eleştiren bir psikolog. Kendisi psikanaliz eğitimleri almış ve yirmi yıl psikanaliz üzerine çalışmalarını sürdürmüştür. Beden Asla Yalan Söylemez kitabı, üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde edebiyat dünyasının kıymetli yazar ve şairlerinin, ebeveyn travmaları dolayısıyla nasıl hayatlar sürdüğü; hatta hayatlarının edebiyata nasıl yansıdığı işleniyor. İkinci bölümde ise bedenimizde fark ettiğimiz ya da tamamen kör olup fark edemediğimiz rahatsızlıkların aslında affetmek için kendimizi zorunda hissettiğimiz ebeveynlerimizden ve bize sundukları hayattan kaynaklandığı çeşitli vaka örnekleriyle açıklanıyor. Üçüncü kısımda yine aynı temele dayanarak anoreksiya sorununa değiniliyor ve örnek bir hasta günlüğü okuyucuya sunuluyor. Kitap çokça okunan ve fazlasıyla hakkında yorum yapılmış bir eser. Bu sebepten dolayı ben kitabın bendeki hissiyatına değinmek istiyorum. Öncelikle kitabı ilk okumaya başladığımda bazı şeylerden rahatsız olduğumu fark ettim. Nedir bu rahatsız olduğum şey derken yazarın net bir cümlesini okudum. “Affetmenin asla şifa verici bir etkisi olmamıştır.” Oysaki Mark Wolynn “Seninle Başlamadı” kitabında her fırsatta ‘iyileşmek istiyorsanız affedin’ diyordu. Bu çelişki arasında uzunca bir süre bocaladım. Bu konu üzerine epey düşündüm ve araştırmalar yaptım en nihayetinde bir sonuca vardım. Sayfalar ilerledikçe Alice Miller’a hayran oldum. Çok cesur ve tabuları yıkan bir psikolog olduğunu düşünmeye başladım. Zira Miller eserde; yıllarca psikanaliz eğitimi almış ve bu alanda çalışmış olmasına rağmen Freud’u, ahlak ve toplum dayatmasıyla gözlerine perde inmiş, sürekli ‘affedin!’ naraları atan meslektaşlarını
1000Kitap
Beden Asla Yalan SöylemezAlice Miller · Okuyan Us Yayınları · 20194,210 okunma
İrade Terbiyesi
9/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2021 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Mart 2021 11:21
Herkese merhaba, İrade Terbiyesi, 1800’lü yıllarda yazılan ve yazarının birinci, ikinci, yirmi yedinci baskılarına ayrı ayrı ön söz yazdığı, Cemil Meriç ve Ali Fuat Başgil’in gençlere önerdiği bir kitaptır. Pek çok yayınevi tarafından, farklı farklı basılan kitabı ben Flipper Yayınevi, Derya Öztürk çevirisiyle keyif alarak okudum. Öncelikle kitap beş ayrı bölüme ayrılmaktadır. Her bölüme kitap denmesinin yerinde olduğunu düşünüyorum zira her birinde beş farklı kitaptan elde edeceğiniz kadar çok bakış açısı kazanıyorsunuz. Birinci kitapta; üstesinden gelinecek düşmanlar, takip edilecek amaç, irade eğitimi hakkında cesaret kırıcı bilgi ve teoriler; ikinci kitapta düşüncelerin iradede oynadığı rol, duygusal durumların rolü, aklın hükümdarlığı; üçüncü kitapta tefekkürün önemi, nasıl yapılacağı, eylemin rolü, bedensel hijyenin önemi; dördüncü kitapta duygusal gündüz düşleri ve şehvet, savaşılacak düşmanlar (dostlar, tanıdıklar ve tembellik), çalışma hazzı; beşinci kitapta kamu görüşü ve profesörler, büyük üstatların etkileri gibi başlıklara değiniliyor. Payot, “Gelişme isteği ne kadar cılız olursa olsun yeterlidir çünkü isteği arttırmak için kullanacağımız doğru araçlar sayesinde onu güçlendirebilir, geliştirebilir ve güçlü ve sonsuz bir azme dönüştürebiliriz.” Diyor ve kitabın tamamında gelişme isteğini arttıracak doğru araçları tek tek sıralıyor. Bu araçlardan birkaçından bahsedecek olursam; İradeli olmak istiyorsanız tembelliğe yer vermemelisiniz. Yattığınız yatak çok rahat olmamalı, uyandığınız an yataktan kalkmalısınız zira yatakta fazla durmak miskinleştirir. Her gün mutlaka temiz hava almalısınız, sık sık yürüyüş yapmalısınız. Yürürken de faydalı düşüncelerle zihniniz meşgul edebilirsiniz. Size zarar veren, zihni kötü düşüncelerle dolan ve iradenizi olumsuz
1000Kitap
İrade TerbiyesiJules Payot · Ediz Yayınevi · 201838,5bin okunma
6/10
·236 syf.··
2021 14. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2021 19:25
HENÜZ 17 YAŞINDA Herkese merhaba, Bugün elimde var olan ‘İş Bankası Türk Edebiyatı Klasikleri’ serisinin sonuncu kitabını bitirmiş olmam vesilesiyle kitap hakkında biraz bilgilendirme yapacağım. Ahmet Mithat Efendi, Tercüman-ı Hakikat gazetesinde 1881 yılında yazdığı ve aynı yıl yayımladığı “Henüz 17 Yaşında” kitabında; hayatındaki aksilikler ve zorluklar sebebiyle geneleve düşmüş Kalyopi’nin hayat hikâyesini anlatmaktadır. Ahmet Efendi ve Hulusi Bey’in bir geneleve gitmesiyle başlayan roman, ilk olarak yazarın “Mihnetkeşan” adlı eserinde isim verilmeden bir vaka örneği olarak işlenmiştir. Tanzimat Dönemi yazarları genelde ahlaksız yönlere vurgu yaparken Ahmet Mithat Efendi bu yazarlardan ayrılarak Kalyopi’den merhametle bahsetmektedir. Öyle ki bu konuda Halit Ziya Uşaklıgil, Ahmet Mithat’ı hedef alarak; bir fahişenin melek gibi gösterilmesinin hayal ürünü bir durum olduğunu dile getirmiştir. Orhan Oktay, roman içerisindeki karakterlerden Ahmet Efendi’nin yazarın bizzat kendisi olduğunu söylemektedir. Edebiyatla ilgili yapılan çalışmalarda romandaki karakter Kalyopi’nin; Ahmet Mithat Efendi’nin ikinci evliliğindeki eşi olan Melek Hanım olduğu yazılmaktadır. Ancak eserin 1881 yılında; Melek Hanım ve Ahmet Mithat’ın 1884 yılında evlenmesi nedeniyle Nüket Esen bu duruma karşı çıkmaktadır. Bu bilgiler ışığında merakla başladığım bir eser oldu. Lakin; okurken sıkıldım ve bazı yerlerin çok uzatıldığı düşüncesine kapıldım. Sürükleyici bir okuma olmadı. Yine de Türk Edebiyatı için okunabilecek bir eser… Keyifli Okumalar.
1000Kitap
Henüz 17 YaşındaAhmet Mithat Efendi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20253,427 okunma