"Tarih sahnesinde de görüyoruz ki aslında acılardan hep felsefe doğmuş, sanat doğmuş, aydınlanma doğmuş, maneviyat doğmuş. Yani insan acıyla yükselmiş."
"Arada bir fark vardı: Hayatın bundan ibaret olduğunu zannettiren bilgisizliğimin yerini şimdi, dünyada başka türlü de yaşanabileceğini bir kere öğrenmiş olmanın azabı tutuyordu."
"Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek , hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak..."