Ben kimim ki bu dediklerimi diyeyim sana?
Ben hiçbir zaman suyun oya oya bir yüze dönüştürdüğü bir taş olmadım.
Ne de rüzgarın dele dele bir kavala dönüştürdüğü bir kamış oldum ben.
Bir zar oyuncusuyum ben, zar atarım.
Bazen kazanırım, bazen kaybederim.
Aynı sizin gibiyim ben, hatta belki biraz daha azım hepinizden.
Şimdi ne olduysam, o oluşta benim hiçbir payım yok.
Eğer bu bahçe tarümar edilmeseydi,
belki bir zeytin ağacı olurdum,
belki bir coğrafya öğretmeni,
belki karıncaların dünyasını araştıran bir uzman,
belki de seslerin saklandığı hazinenin bekçisi.
Ben kimim ki bu dediklerimi diyeyim sana?
Uyanık kaldım geceleri,
ay ışığının tadına varmak için değil,