Aydınlar susunca, zulüm kökleşir! Onun içindir ki, bir coğrafyada vücut bulan tüm zulümlerde o coğrafyanın aydınlarının tartışmasız payı vardır. Aydının uyarı görevini yaptığı toplumlarda zulüm bulunabilir ama egemen olamaz. Kur'an, bu noktada, 'birikim sahipleri'nden söz etmektedir. Aydınlar da birikim sahipleridir. Onlarda bilgi birikimi vardır, servet sahiplerinde ise mal ve imkân birikimi. Birikim sahiplerinin susması, zulmü kader haline getirir ve bu kader, ülkeleri de uygarlıkları da çökertir
Din, Kur'an'dakidir. Kur'an'dakini bulmak ve anlamak için onun bunun tabularını kutsamak zorunda değiliz. Allah'ın "İşletin!" dediği aklımızı kullanarak Kur'an'ı okur, ihtiyaçlarımızı ve şartlarımızı da dikkate alarak çözümü kendimiz buluruz. Falanca böyle buyurmuştur, nıüfta bih kavil budur, filan gibi 'Pavlus konsilciliği' kokan dayatmalara teslim olmak borcunda değiliz. İslam'da teslimiyet yalnız ve sadece Allah'adır. Ve Allah'ı bu yeryüzünde bugün sadece Kur'an temsil ediyor.