"onlar gündüzden şüphelenmeliydiler, çünkü görülmelerine sebep olurdu. onlar gecelerden şüphelenmeli, korkmalıydılar, çünkü yakalanmalarına sebep olurdu."
Kimi insanların ölmesi ne kolaydı. Lanet bir trenin gelmesi yetiyordu. Benimse gökyüzüne gitmem ne kadar zordu. Gitmeyeyim diye herkes bacaklarıma yapışmıştı.
Acı çekmek ne demekmiş işte şimdi anlıyordum. Açı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı kalbi baştan aşağıya sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı dermansız bırakan, yastıkta öbür tarafa dönme isteğini bile söndüren bir şey.