Bazen her şeyi sırf o görsün diye yaparız. O görsün diye uyanır, o görsün diye mavi gömleğimizi giyer, o görsün diye saçımızı soldan sağa yatırırız ama o çevirir güzel başını, başka yöne bakar. Olsun, belki yanlışlıkla da olsa gözü takılıverir deyip uğraşmaya devam eder, o bize bakmasa da biz onun baktığı yerde durmaya çalışırız.
Anlatmakta en az işe yarayan vasıta, kelimeler. İçleri mi boşaldı, hor mu kullandım, yoksa sadece yaşlandım mı emin değilim. Bildiğim şu ki artık kelimelere güvenecek, kendimi onlara emanet edecek safdil zamanları geçtim.
Susmanın bir ifade biçimi olduğunu savunmuyorum. Ben sadece anlatmayı denemekten vazgeçtim. 
Heyhat, zekâ tek başına işe yaramıyor. Hatta zekâ denen kibirli illet, çoğu kez işleri karıştırmaktan başka işe yaramıyor. Aklına güvenip gönlünden çelme yiyen herkes bunu bilir.