tuba

tuba
@renoirs
Matematik Öğretmeni
60 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Beş bin kelime için beş dolar, on kelime için bir sent...
10/10
·456 syf.·
2020 6. kitabı
~Dikkat Spoiler~ Martin Eden, Jack London'dan okuduğum ikinci kitabım oluyor. İlk önce Beyaz Diş'i okudum ve ardından hemen Martin Eden'ı okumaya geçtim. Beyaz Diş için de bir inceleme yapmak istedim ama nasip olmadı, belki ilerleyen zamanlarda yazarım. İlk olarak benim en çok dikkatimi çeken ayrıntı, Jack London'ın sevgiyle olan problemiydi. Yazarla yeni yeni tanışıyorum, ama sadece iki kitabından bile anlayabildim sevgisiz büyüdüğünü. Kitap karakterlerini oluşturan bazı değerler bizzat kendi hayatında yaşadıkları, düşündükleri ve kendi özellikleri. Bir yazardan aksini de pek bekleyemeyiz zaten. Ancak kitap odaklı değil de, yazar odaklı okuduğumda bunu fark ettim. Bu yüzden de mutlu hissediyorum, Jack London hakkında pek bir araştırma yapmadan okumaya geçmiştim ve kitaplarından bunu kendim çıkarabildim. Belki de o çok açık yazmıştı. Onun sevgiyle olan ilişkisi, hem Beyaz Diş'te hem de Martin Eden'da çokça karşıma çıktı ve kitaplarına da bunu yansıttığına göre, onun için cidden üzücü olmalı diye düşündüm. Martin Eden, sevgisiz büyüyordu, Beyaz Diş sevginin ne olduğunu bile bilmiyordu. Sevgiyi arayış içindeydi ve bu sevgi denen hissiyatın adını bile bilmeden içimizde nasıl filizlenebildiğini anladım. Sadece hissetmek yeterliydi bile bazen, onun ne olduğunu bilmeye gerek olmadan. Martin Eden'ı kendime çok benzettim okurken. Sanki benim düşüncelerimin oluşturduğu bir karakter gibiydi. Birbirimize o kadar çok benziyorduk ki, kapıldım gittim okurken; sanki günlüğümü okuyormuşum gibi. Kendimle tartışmaya girdim, kendimi çokça Martin ile karşılaştırdım. Bu durumda Martin ne yaptı ve ben ne yapardım? Martin'e sinirlendiğim ve 'Yeter artık, abartmadın mı sence de?' diye çıkıştığım bile oldu. Belki kendimle ilişkilendirdiğim için hikayeye çok fazla kaptırdım kendimi.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Kaldırım Yayınları · 2017134,9bin okunma
Reklam
8/10
·128 syf.·
2020 4. kitabı
Fizik... Ben dahil genelde çoğu öğrencinin nefret ettiği bir bilim dalıdır. Bu kitap fiziğe karşı olan nefretimi neredeyse yok etti diyebilirim. Meğer zaten bildiğim ve uyguladığım şeylerle çok yakından alakalıymış fizik. Onu sadece bir ders ve not aracı olarak görmekle hata etmişim. Kitapta geçen bir söz vardı. Einstein da kalıplara dökülmüş herhangi bir öğrenim faaliyetinden hoşlanmadığını dile getiriyordu. Hatta hayatında çok özel bir yer kaplayan müzikten bile başlarda hoşlanmamış. İnsanın merak ettiği şeyleri kendi için doğru olan vakitte öğrenmesi, öğrenmenin en güzel şekli gibi görünüyor. Einstein anlaşılması zor bir insan değilmiş, bu kitap bunu açıkça gözler önüne seriyor. Hepimiz hayatımızı adadığımız şeylere sahip olduğumuz gibi, o da hayatını işine ve çalışmalarına adıyor. Evreni anlamaya adıyor. Evreni anlamak, neden ve nasıl sorularının cevabını bulmak için sadece felsefe var sanırdım. Farklı insanların farklı görüşlerini okumak ve onlar hakkında düşünmek bilgi dağarcığımızı genişletmemizde çok yardımcı oluyor. Tıpkı Einstein'ın da çalışmalarında referans aldığı insanlar gibi. Eğer fiziğe ve Einstein'a karşı ufacık bile olsa bir önyargınız varsa, bu kitap size onları kırmakta yardımcı olabilir diye düşünüyorum. Anlaşılması zor olan fizik konuları, en basite indirgenerek -bir çocuğun bile anlayabileceği şekilde- örneklerle açıklanmış. Einstein'ın hayatına dair merak edilen sorulardan tutun, çalışmalarına ve ilham aldığı insanlara, hatta inancına kadar aradıklarınızın cevabını bulabilirsiniz. Sade bir dille yazıya alınmış olması da kitabın su gibi akmasını sağlıyor adeta. Sevgili yazarımıza ve çevirmenimize içten teşekkürlerimi sunuyorum. Okuduğunuz için de sizlere teşekkür ederim.
Bilim
Hayali Söyleşiler - EinsteinCarlos I. Calle · KOLEKTİF KİTAP · 201255 okunma