Bir replik...
Daha gençsin, ölüme uzaksın da öyle konuşuyorsun. Hiç olur mu?
Ölüme yaklaşınca insan düşünüyor, ruhen de hazırlanıyor. Yoksa dayanılmaz. İnanmak lazım değil mi?
İnsan gurbette kalakalıyor, nereye baksan, kime baksan yabancı.

Nuri Bilge Ceylan-Kasaba-1997

Bir replik...
Birisine yardım etmek istediğiniz zaman bunu uygun biçimde yapmalısınız, bütün kalbinizle. Bu daha iyidir. Daha adil ve daha makul.

Abbas Kiyarüstemi-Kirazın Tadı-1997

Güzel bir replik^^
-Karbon elementini bilir misin skyler?

-Aynı anda 4 farklı atom ile bağ kurabilir.

-Tıpkı senin gibi karaktersiz.

Bir replik...
Bu dünyada bir mutluluk parıltısı buluyorsun ve her zaman birileri çıkıp bunu mahvediyor.

Marc Forster-Düşler Ülkesi-2004

Bir replik...
Öğretmenimiz dedi ki: ‘'Allah görünmezdir. O her yerdedir. O’nu hissedebilirsin."

Majid Majidi-Cennetin Rengi-1999

Ruh Sancısı
Efsun o gün yine Çağdaş'ı düşündü.Olanları zihninden tekrar tekrar geçirdi.Bu şekilde nereye varacaktı sahi ? Acısını mı yaşıyordu ?Yoksa sadece kendine acımayı iş mi edinmişti ? Böyle ne kadar devam edecekti? O an aklına izlediği bir filmdeki replik geldi: "Unutma adam! Ölüler aldatılmaz!" Günlerce ağlasa, göz pınarları kurusa, aklını kaybetse de geri gelmeyecekti Çağdaş biliyordu. Bulunduğu durum gittikçe kötüleşecekti sadece.O an telefonu çaldı.

Bir replik...
Şunlardan sakının: dar görüşlülük, bilgiçlik ve küçümsemek.

Wojciech Has-Kum Saati Senatoryumu-1973

Rumeysa, Teneke'yi inceledi.
20 May 23:50 · Kitabı okudu · 7 günde · Beğendi · 10/10 puan

Cümleleri nasıl toparlayacağımın karmaşası içerisindeyim yine. Direk: YAŞAR KEMAL YAA, İŞTE BİZİM YAŞAR KEMAL, BİLİYORSUNUZ, deyip, noktayı koy diyor düşüncemin birisi. Lakin, kelimelerini topla ve yaz! gelişmen için bu şart diyor ikincisi ve galip geliyor.

TENEKE; Türkiye'de 1950'li yıllarda idealist ve iyi insanların uğurlamanın öyküsüdür. Hazin bir öykü.

YAŞAR KEMAL = ÇUKUROVA
ÇUKUROVA = YAŞAR KEMAL

Çeltik; pirinç yetiştirilen sulak tarla demek. Çukurovada uzun seneler önce çok ekilen bir üründü.(yerini mısıra bıraktı) Çeltik=Sivrisinek=Sıtma muhteşem üçlü yani. Sağlıkçı ve Çukurovalı olarak azıcık da değinmek istiyorum. Sıtma endemik bir hastalıktır. Yani sivrisineklerin çok olduğu yerlere has bir hastalık. Seneler evvel birçok insanın ölümüne sebep olmuştur. Günümüzde devlet kontrolünde ekilen bir üründür.

Sazlıdere köyü... Ağaları... Çeltik... Kanunlar... Kaymakam... Köylü...

Kanunları dikkate almadan çeltik ekmek isteyen ağalar ve henüz mezun olmuş genç bir kaymakamın kanunlara uygun iş yapmanın, ülkeyi daha iyi hâle getirmenin çabaları içerisindeki idealist duruşunu, köylünün içler acısı halini anlatan bir kitap. Hem roman hem tiyatro şeklinde kaleme almış Yaşar Kemal.

Geleyim kitabın diline.. Bir Çukurovalı olarak, Yaşar Kemal'in buraların ağzıyla anlattığı kısımları hem çok beğendim hemde çok yadırgadım açıkçası. Böyle mi konuşuyoruz gerçekten dedim kendi kendime güldüm, eleştirdim. Yaşar Kemal'i bir kez daha sevdim.

Ağalar mı sorunlu desem.. açgözlülük mü desem.. sistem mi hatalı desem bilemedim..

Kemal SUNAL'ın bir filmindeki replik geliyor aklıma 'İŞÇİ KARDEŞ PATRON KALLEŞ'. Bu repliği 'KÖYLÜ KARDEŞ AĞALAR KALLEŞ' diye de değiştirebiliriz TENEKE'yi okuyunca.

Hemşehrisi olduğum için, ülkemin böyle bir değere sahip olduğunu bildiğim için gerçekten onur duyuyorum. Rabbim mekanını cennet eylesin İnşaAllah.

Bir replik...
Konuşup konuşmamak bir şeyi değiştirmeyecekse, susmamak için bir neden yoktur.

Giuseppe Tornatore-Cennet Sineması-1988