"Artık güneş, ay ve yıldızlar istediği gibi dolaşabilir. Çünkü ben artık ne zaman gündüz, ne zaman gecedir bilmiyorum. Gözüm artık hiçbir şey görmüyor."
"O, benim için kutsaldır. Onun karşısında kötü niyetler susuverir. Onun yanında olduğum zaman bana neler oluyor, bilemem. Sanki ruhum kabına sığmıyor, taşıyor. Piyanoda bir melek tatlılığı ile, inanılmayacak kadar hoş ve içten çaldığı bir melodi var. Bu onun en sevdiği şarkı. Daha bunu çalmaya başlar başlamaz bütün acılarım, perişanlığım ve karamsar düşüncelerim kaybolur gider."
''Doğaları gereği bu bodur, dar omuzlu, geniş kalçalı ve kısa bacaklı cinse 'cins-i latif' ismini verebilen sadece cinsel güdüleri nedeniyle mantığını yitirmiş yahut görüş ufku bulutlanıp kararmış olan erkeklerdir, çünkü kadın cinsinin bütün güzelliği bu cinsel güdülenmeye dayanır.''