Benim anladığım kadarıyla sevgi denilen şey, uç bir kavramdı. Yani doğru dürüst tanımlanamayan bir şey, zorla bir kelimenin içine tıkıştırılmıştı. Ne var ki bu kelime de aşırı derecede kullanılmaktaydı. İnsanlar sırf "keyfimiz yerinde" ya da "teşekkür ederiz" demek için sevgi kelimesinin umursamazca ağızlarına alıyorlardı.
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.
Kısa bir kitap olmasına rağmen bir o kadar da iliklerinize kadar hissettiriyor korkuyu. Bazen herhangi bir durumun üzerimde yarattığı stres ve korku yüzünden zamanımı harcadığım ve motivasyonumu sıfırladığım durumlar oldu. Her ne kadar basit bir sorun gibi gelse de aslında bu durumlar silsilesinin yaşatacağı büyük baskı sonrası korkunun boyutu, belki de Irene'in kendine hazırladığı sona götürme fikrini koyabilir insanın aklına. Korkunun şiddetli bir boyutta yaratacağı büyük etkiyi çok güzel göz önüne sermiş Zweig. Kesinlikle okunmasını tavsiye ederim.