âbiri sebîl

âbiri sebîl
@revzen
İmam Ebu Yûsuf'un Rabbine münâcâtı: Allahım, bana gelen her hadisede kitabına baktım, çıkış bulamadıysam Nebînin (a.s) sünnetine baktım, orada da çıkış bulamadıysam sahabe sözlerine baktım. Eğer orada da çıkış bulamadıysam Seninle arama Ebû Hanîfe'yi vasıta yaptım. Husnu't-Tekâzî
Din
Reklam
Şunu söyleyen ne güzel söylemiştir : وما المال والأهلون الا ودائع ولا بد يوما أن ترد الودائع.. "Mallar ve evlatlar birer emanettir. Emanetlerin sahibine geri verileceği bir gün mutlaka gelecektir..." (Rûhu'l-Beyan'dan Kıssalar ve Hisseler s.531)
Din
Hz. Ömer şöyle diyor: "Eğer şu üç şey olmasaydı ölüp Allah Teâlâ'ya kavuşmayı arzu ederdim: Birincisi Allah için cihada çıkıp yolculuk yapmak; ikincisi secde ederek alnımı O'nun için toprağa koymak; üçüncüsü ise hurmanın güzelini seçtikleri gibi sözün güzelini de seçmeye çalışan bir kavim içerisinde bulunmaktır."
VI. Bölüm: Cihad (Cilt:1)
Din
Ebu Reyhame şöyle anlatıyor: Bir gazvede Peygamber'le beraberdik. Bir gece yüksek bir yere vardık. Şiddetli bir soğuğa yakalandık. Hatta baktım ki kişilerin bazısı bir çukur eşiyor, içine giriyor ve zırhını üzerine örtüyordu. Hz. Peygamber bunu gördüğü zaman "Bu gece bizi koruyacak, nöbet tutacak kim vardır? Ona, faziletine nail olacak bir dua yapacağım!" buyurdu. Ensardan bir kişi kalkarak "Ben ya Rasûlellah!" dedi. Hz. Peygamber "Sen kimsin?" dedi. O adam "Ben filanım" dedi. Bunun üzerine Rasûlullah "Yaklaş!" dedi. Sahabi peygambere yaklaştı. Peygamber onun elbisesinin bir yerinden tuttuktan sonra dua etmeye başladı. Rasûlullah'ın duasını işittiğimde "Ben de nöbet tutacağım ya Rasûlellah!"dedim. Bana "Sen kimsin?" diye sordu. "Ben Ebu Reyhane'yim" dedim. Hz. Peygamber bana da dua etti. Fakat arkadaşıma ettiği dua kadar değildi. Sonra Hz. Peygamber "Allah yolunda uykusuz kalan bir gözü cehennem ateşi yakmaz" buyurdu. (144).
III. Bölüm: Allah Yolunda Güçlüklere Katlanma (Cilt:1)
Din
İlmi elde etmek ve onu aktarmak için büyük mücadele gerekir. Bu mücadeleyi kazanmak için de ilmi sevmek ve Allah rızası için talep etmek lazımdır. Eski âlimlerin ilim için çıktıkları yolculuklar, uzun yıllar evinden ailesinden ayrı kalmaları, yiyecek ve giyinecek şeyleri bulmakta çektikleri sıkıntılar ve diğer birçok kıssaya baktığımız zaman, eski âlimlerin hiç de kolay yetişmediğini anlıyoruz. Şimdilerde ilmin ve âlimin kıymeti yok gibidir. Bu durum kıyamet alametlerindendir, ancak bizler var oldukça, ilmi canlandırıp sünneti seniyyeyi ihya etmeliyiz ki yarın ahirette yüzümüz ak olsun, hesabımız kolay olsun.
Din