Hayvanat bahçeleri ve sirkler için nasıl hayvan toplandığını bilir misin acaba?"
Goriller için şöyle bir yöntem kullanılıyordu: bir toplulukla karşılaşıldığında, avcılar dişi olanı vuruyor ve yavruları topluyordu.
Johnsonlar beni kuzeydoğudaki küçük bir şehrin hayvanat bahçesine sattılar. Hangi şehir olduğunu söyleyemeyeceğim, çünkü henüz o tarz şeylerin farkında değildim. Yıllarca orada yaşadım ve orada büyüdüm.
Bu gibi yerlerde tutsak edilen hayvanlar vahşi doğadaki akrabalarından hemen hemen her zaman daha durgun ve düşüncelidir. Bunun nedeni, kafası en yavaş çalışanlarının bile bu yaşam tarzında büyük bir terslik olduğunu sezebilmesidir. Daha düşünceli olduklarını söylerken, muhakeme yeteneği kazandıklarını ima etmek istemiyorum. Fakat kafesini çılgıncasına arşınlayıp duran kaplanın zihni yine de insanların "düşünce" olarak nitelendireceği bir şeyle meşguldür. Ve bu düşünce bir sorudur: "Neden?" diye sorar kendi kendine kaplan; saatler, günler, yıllar boyunca kafesinin parmakları ardında o sonsuz yörüngesini adımlarken. Bu soruyu tahlil edemez veya detaylarına giremez. Bir şekilde ona, "Ne neden?" diye sorabilecek olsanız, bunun cevabını veremez. Yine de bu soru zihninde söndürülemez bir alev gibi yanar ve hayvana, bakıcılarının "yaşamayı kesinlikle reddetme" olarak tanımladığı son bir bezginlik evresine girene dek azalmayacak korkunç bir acı verir...