Bu yıl başlarında, güneyde,
denize, kuma güneşe bulaniyorum,
Ağaca bulaniyorum,
Bala bulanır gibi elmalara.
Geceleri gökyüzü kokuyor ekin gibi,
Geceleri iniyor tozlu, sıcak yola gökyüzü
Yıldızlara bulaniyorum.
Denize, kuma, güneşe, elmaya, yıldızlara alışıyorum gülüm, iyice alışıyorum
Denize, kuma, güneşe, elmaya, yıldızlara karışıp gitmenin zamanı geldi.
8 Eylül 1958
Arhipo osipovka
VERA'YA
Bir ağaç var içimde
Fidesini getirmiştim güneşten,
Salınır yaprakları ateş balıklar gibi
yemişleri kuşlar gibi ötüşür
Yolcular füzelerden
Çoktan indi içimdeki yıldıza
Düşümde işittiğim dille konuşuyorlar,
Komuta, böbürlenme, yalvarıp yakarma yok.
İçimde ak bir yol var.
Karıncalar buğday taneleriyle
Bayram çığlıklariyla kamyonlar gelip geçer
Ama yasak, gecemez cenaze arabası.
İçimde mis kokulu
Kızıl bir gül gibi duruyor zaman.
Ama bugün cumaymış, yarin cumartesiymiş,
Çoğum gitmiş de azım kalmış, umrumda değil.
15.1.1960,Kislovodsk
"Bir kuşun kanatları yoldaşlar, fitne uzvu değil, gitme uzvudur" ,dedi.
"Bu nedenle ayaktan sayilmalidir. Ellerse insana özgüdür, insan bütün kötülükleri onlar arayıcılığıyla işler. "