“Günün birinde ona bakacaksın ve ya hatlarını çizmeye değer bulmayacaksın ya da ne bileyim belki cilt tonunu beğenmeyeceksin. İçinden ona sitem edecek, sana çok kötü davrandığına gerçekten inanıp içerleyeceksin. Seni aradığında bu sefer ona soğuk ve umursamaz davranacaksın. Aslında yazık olacak zira bu seni değiştirecek. Bana anlattığın hikâye, istersen adına sanatsal romantizm de, epey romantik ve romantizm yaşamanın en kötü yanı, çekip gittiğinde seni romantizmden yoksun bırakmasıdır.”
Ölüm eğlenceli değildi.
Ölüm aniydi.
İroniden ya da mantıktan hoşlanmazdı.
O sadece alırdı. Basitti ve hiçbir numarası yoktu.
Ama en azından,
Bu sefer,
Ölüm vedalaşmayı bekleyecek kadar nazikti.
Çünkü birini bir kez kaybetmezdiniz. Size gülümsemeler hatırlatan bir şarkı duyduğunuzda kaybederdinz. Anısı olan bir yerden geçerken kaybederdiniz. Hoşlarına gidecek bir şakaya güldüğünüzde kaybederdiniz. Onları sonsuza dek kaybederdiniz.