Seneler sürer her günüm
Yalnız gitmekten yorgunum;
Zannetme sana dargınım,
Ben gene sana vurgunum.
Başkalarına gülsem de,
Senden uzak kalsam da,
Sevmediğini bilsem de
Ben gene sana vurgunum.
Dağları aşınca başım,
Geri kaldı her yoldaşım,
Gel sevgilim, gel kardaşım,
Ben gene sana vurgunum…
Belki…
Bir kış günü çöllerde nilüferler açarsa
Denizde kuşlar yüzer , gökte balık uçarsa
Menekşelerin boyu sarmaşığı aşarsa
Kutuplarda topraklar sussuz kalır çatlarsa
Okyanuslar kurur da sahra'yı sel basarsa
Güneş batıdan doğar doğudan da batarsa
Belki o zaman seni sevmekten vazgeçerim..
Yıldız Kenter
İnsan,insandan vazgeçmez. İnsan, insana yüklediği mânadan vazgeçer.. “Farkın yokmuş kimseden, ben farklı bakmışım bilmeden..” der.
Ve insan insandan gider..
Hayatımda ilk kez biri bana
“Kendine çok dikkat et” dedi.
Anlamış onun kalbini taşıdığımı herhalde…
Rastgele, yürürken aklına geleyim sızlasın için…
Zaman sen olmayınca geçmiyor, sen olunca da yetmiyor…
Üşüyorsan söyle, seni bir kat daha seveyim.
Bak! papatya mevsimi geldi.
Mevsimlerden papatyayı severim.
Sonra seni…
Sonra yine seni…
Ve hep seni.
Kim istemez mutlu olmayı ama mutsuzluğa da var mısın ?
Çık gel bir kez daha,
Çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat, ben güzel değil miyim ?
Neden kuş koymuyorlar yoluma ?
Ben sana kızsam, kendime küserim…
En çok seni aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydi…
Gözlerin silindi zamanla…
Dedim ya,
Eylül’dü
Savruluşu, bundandı kimsesizliğimizin.
Sonra dalgalar geldi bile, sonra mavilik aldı her yerimizi;
Nasıl hatırlıyorsan dünyayı, öyle.
Kötülüklerin büsbütün egemen olduğu, namussuz bir çağ bu biliyor musun?
Hasret kalmışız, yüreği güzel insanlara.
Bazen sadece yorgun oluyor insan,
Ne küs, ne yalnız, ne de aşık…
Ama sen yine de gitme.
Gidersen peşinden gelmem,