çocukken annemin sözü tartışmasızdı, kesinliği mutlaktı. şimdi ben o zaman annemin olduğundan daha yaşlıyım ama çelişkilerle kafası karışmış, tutarsız bir bileşkeyim. bu dünyanın senin kadar acemisiyim, Denizci.
yarı uyur bir hâlde bir yeri ağrıyan ve bu ağrıyan yerini koparıp atmak isteyen, ama kendine gelince bu ağrıyan yerin kendisi olduğunu hisseden bir kişiyi andırıyordu.
pencereden dışarı bakıyor. her yer çocukluğuna ait sahnelerle dolu. her şeyin başlayıp bittiği yer burası. bir kere burada sıkışıp kaldığı ve o zamandan beri hareket edemediği için müdahale edemiyor. o hâlâ dokuz yaşında. orada kavga eden adamlarsa birer yetişkin, yaşamaya devam eden kardeşler.