Rûh bilgi ile, akıl ile dosttur. Onun beden denilen gölge varlıkla ne ilgisi vardır? O gölge varlık, ister Arab olmuş, ister Türk olmuş ne önemi var?
EZÂN-I MUHAMMEDİ Emr-î bülendsin ey Ezân-ı Muhammedi Kâfi değil sadâna cihân-ı Muhammedi Sultan Selîm-i Evvel’i râmetmeyüp ecel Fethetmeliydi âlemi şân-ı Muhammedi Gök, nûra garkolur, nice yüzbin minâreden Şehbâl açınca rûh-ı revân-ı Muhammedi Ervâh cümleten görür Allahü Ekber’i Akseyleyince arşa lisân-ı Muhammedi Üsküp'de kabr-i mâdere olsun bu nev-gazel Bir tuhfe-î bedî'ü beyân-ı Muhammedi
Yahya Kemal Beyatlı
Yahya Kemal Beyatlı
Özlü Sözler
Özlü Sözler
1000Kitap
Reklam
İbn Kayyım el-Cevziyye (rh.a) dedi; İlim, çok nakletme araştırma Ve söz üretme demek değildir İlim, doğru sözlerin yanlış sözlerden; Hak olanın batıl olandan Ayırt edildiği bir nurdur (Içtimau'l Cuyuşu'l İslamiyye, s. 58)
Vehb b. Münebbih (rh), Âl-i Davud (a.s)'in hikmetinden şunu söyledi: 'Akıllı bir kimseye gereken, zamanını bilmek, dilini korumak ve kendi dünyasına yönelmektir?
Sayfa 23·Kitabı okuyor
Hasan-ı Basri (rh) şöyle demiştir: "Başkasından bahsetmek üç kısma ayrılır: 1. Gıybet 2. Bühtan 3, ifk." Bunların hepsi Allah'in kitabında zikredilmiştir. Giy: bet, kişide olanı; bühtan, kişide olmayanı; ifk, kulağa geleni söylemendir.
Sayfa 159·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Reklam