"Ve ansızın suya etmekle mâh-ı dûr sukut
Miyâh-ı rûhumu andırdı safha-i tâlâb:
O rûh içinde muzî bir garîb nilüfer
Bütün elemlerin üstünde müncelî ter ü tâb"
Ebu abdurrahman Es-Sulemi'den (rh) şöyle rivayet edilmiştir
"Nebi'nin sahabilerindrn bize Kur'an okutanların bildirdiklerine göre onlar Allah Resulu'nden (s.a.v) on ayet öğrendikleri zaman, ilmi ve ameli muhtevalarını öğrenmedikçe diğer on ayete geçmezlermiş. Ve (o sahabiler) şöyle demişlerdi: 'Böylelikle biz hem ilmi hem ameli öğrendik.'"
(Ahmed,23482)
Bir gün basra ya yabancı bi kişi gelmiş bir bakmış çarşı pazar bomboş yürümüş yürümüş sonra meydanda bir kalabalık görmüş sormuş yav bu kalabalık nedir diye ?ordakilerde demişler ki: Hasan-ı Basri (Rh)vaaz edince bütün halk buraya toplanır demiş.
Allah katında muttaki olan, muttaki olmayandan kavmiyet mevzubahis olmaksızın üstündür. Irk, ancak fanî olan cesede âid bir keyfiyettir. Cesed, ruha giydirilmiş bir kılıftan başka bir şey değildir. Rûh ise, ebedîdir ve onun bir ırkı da yoktur.