"...sesi kısılıncaya kadar kendinden geçerek konuşuyor, sesi kısılıp çıkmaz olunca da susuyordu. "Fırat," diyordu,"Fırat, günlerce,aylarca insan ölüleriyle doldu da taştı. Fırat suyu kan akıyor baksana!" , "Dicle," diyordu."Dicle günlerce, aylarca insan ölüleriyle doldu da taştı. Dünyanın bütün kartalları, çöle indiler, çölde insan etine doydular."...
Yaşar Kemal'in kalemini okuyan bilir. Güzel bir anlatım var fakat aşırıya kaçan bir betimleme söz konusu. Genel bir anlatımla bakacak olursak; göç olgusunun insanda yarattığı maddi ve manevi yıkımı ilahi bakış açısıyla anlatmış Yaşar Kemal, ortak hislerin bir araya getirdiği insanların birlik, beraberlik ve dayanışma içinde yeniden hayata tutunabileceğinin altını çizer bu eserinde..
"İşte böyle kedim" dedi,
"İnsanı insan eden ne kadar içimizdeki sevgiyse de, Tanrı bunu böyle söylemişse de ondan daha çoğu acımadır. İnsanı insan yapan da, sevgiyi sevgi yapan da acımadır. Öyle değil mi arkadaş?" diye seslice söylendi.
...' Bütün suçlardan, kötülüklerden, pisliklerden arınarak pirüpak oluruz. İnsan kendi kendini arındırdığında kendi kendini bağışlar. İşte o zaman insan yeniden doğar pirüpak olur...'