Hacı'nın söyledikleri moralimi bozdu. Arkadaşlarım ve diğer
tanıdıklarım Amud'daydı. Bu nedenle önce Amud'a, oradan da
Kamışlı'ya gittim. Bu arada okuma yazması olmayan birkaç cahil
ve yabani Kürt ağası, bir toplantı yaparak, Fransız yüzbaşı Danyeli'ye,
kendilerinden başkasının aday olmamasını istemişler. Bu
ağalar, "Başkalarının aday olmasını istemiyoruz," diyerek, aşiretlerinin
başkalarına oy vermeyeceğini iletmişler.
Bu düşüncelerin tercümanların işi olduğunu biliyordum. Çünkü
tercümanlar ve Hıristiyanlar okumuş yazmış, bilinçli Kilrtlerin
seçilmesini ve inisiyatifi almasını istemiyorla.ı:pı. Birtakım cahil,
ama nüfuz sahibi Kürt ağaları onların işine geliyordu.
Fransız yüzbaşı Danyeli; deli dolu, inatçı, hırçın biriydi. Çok
serr ve otoriterdi, kimse karşı çıkmaya cesaret edemezdi. Af�aların
bu istemlerini gayet nazik karşılamış ve ağalara yularını takarak,
"lsteyen aday olabilir. Bu sizin işiniz, oysa siz Kürtler okuma yazma
bilmezsiniz," demiş.
Doğrusu tercüman Mişel ve David'in isteği de böyleydi. Böylece
Kürtlerin arası da açılacaktı. İstedi kleri oldu. Kürtlerin arası
açıldı, sıcak ilişkiler kurmayı başaran Künler seçim nedeniyle yeniden
bölündü . Diğer yandan tercüman Mişel'in bütün isteği benim
seçilınememdi . O, beni iyi tanıyordu. Daha çok, kolayca kullanabilecekleri
ağaların seçilmesini istiyorlardı.