Nevzat Tarhan'a göre bilinçli bir genç, sadece "zeki" olan değil, duygusal zekasını da yönetebilen kişidir. Akıl ve kalbin beraber yürümesi gerektiğini savunur. Sadece mantığıyla hareket eden robotlaşır, sadece duygularıyla hareket eden ise savrulur.
Kitabın en önemli uyarısı, günümüz dünyasının sunduğu "hemen olsun, şimdi olsun" felsefesidir.
İstediği her şeye o an ulaşmaya çalışan gencin, iradesinin zayıflayacağını vurgular.
Bilinçli genç, arzularını erteleyebilen gençtir.
Nevzat Tarhan, özgürlüğü de başıboşluk olarak görmez.
Ona göre gerçek özgürlük, sorumluluk alabilme kapasitesidir. Kendi kararlarının sonucuna katlanamayan bir genç, aslında özgür değil, duygularının kölesidir.
Tarhan, gençlerin en büyük sorunlardan birinin "anlamsızlık" olduğunu belirtir.
Sadece okul bitirmek veya para kazanmak bir amaç olamaz.
Bilinçli genç, kendisinden daha büyük bir ideale sahip olmalıdır. Bu, depresyona karşı en büyük kalkandır.
Özetle Yazarımız der ki:
"Hayat bir gemi yolculuğudur.
Ey Genç!..
Dümen (irade) senin elinde olmalı, rüzgarın (çevrenin ve popüler kültürün) seni sürüklemesine izin verme."
Kitap, okuru modernite ile gelenek, kalabalık ile yalnızlık ve hız ile sükûnet arasında bir köprü kurmaya zorlar.
Yazar, kendine has şiirsel diliyle günümüz insanının trajedisini; yani bir yere yetişmeye çalışırken geçtiği yolların güzelliğini kaçırmasını eleştirir.
"Dünyanın Sonbaharı", bir veda değil, bir farkındalık ve içe dönüş çağrısı niteliğindedir.
Yazarın üslubunu ve kitabın ruhunu yansıtan bazı etkileyici bölümler şöyledir:
”Hızın olduğu yerde huzur, gürültünün olduğu yerde derinlik olmaz. Bizler, durmayı unuttuğumuz için nereye gittiğimizi de kaybettik."
”Herkesin birbirine bu kadar yakın olduğu ama kimsenin kimseye dokunamadığı bir çağda yaşıyoruz. Kalabalıklar içinde üşüyen ruhların tek sığınağı, kendi içine yaptığı yolculuktur."
"Dünyanın sonbaharı sadece ağaçların yaprak dökmesi değildir; asıl sonbahar, insanın kendi hakikatinden uzaklaşıp kuruyarak dalından kopmasıdır."
"Eskiden eşyalar bozulunca tamir edilirdi, şimdi ise atılıyor. Ne yazık ki bu alışkanlık dostluklarımıza ve sevgilerimize de bulaştı."
Adem İnce, bu kitabıyla okura bir ayna tutar. Eğer şehir hayatının gürültüsünden yorulduysanız ve "Nereye gidiyoruz?" sorusuna edebi bir cevap arıyorsanız, bu eser size iyi gelecektir.
Keyifli okumalar!..