Mutâlî’

Mutâlî’
Bir hiçim, hem hiçliğimde bîçâre. Bir bîçâre, hem hiçliğim kendime çâre...
Ağaç Metaforu
İnsan ve doğa daima iç içe ve birbiriyle bağlantılı bir halde varolmuştur. İnsandaki her halin bir yansıması doğada, doğadaki her durumun bir örneği de insanda karşılık bulmuştur. Bu yazımda ağaç metaforu üzerinden bireyin sosyal ilişkilerde nasıl bir yol ile hangi rollerde hayat bulduğunu anlatacağım. Şimdiden keyifli okumalar dilerim kıymetli okurlar! Yaşamımız boyunca hayatımıza birçok kişi girer. Bazı insanları ilk gördüğümüzde sanki onlara aşinaymış gibi hissederiz, yabancı gelmezler; bazı insanlar ise ne kadar vakit geçirsek de hep uzak gelirler. Enerji uyuşması, ortak yönler, tesadüf, aura meselesi gibi birçok yorum var fakat benim inandığım ve emin olduğum iki şey var: Aynı ideallere sahip insanlar birbirlerini kilometrelerce öteden tanıyabilir ve insan insanı eksik yanından tanır. Gelin ne demek istediğimİ daha detaylı şekilde inceleyelim. Evet, aynı ideallere sahip insanlar birbirlerini bakışlarından dahi tanırlar çünkü gözler yüreği yansıtır. Yürekte ne varsa gözlerde onu görürüz; tıpkı ideallerimiz, hayallerimiz, niyetlerimiz ve duygularımız gibi… Bir diğer konu da eksiklerimizdir. Hangi yönümüz eksik ise hangi yönümüzde yetersizlik hissediyorsak karşı tarafta öncelikli olarak o özelliğe dikkat ederiz. Eksiğimiz neyse bizim eksik yanımızı tamamlayanı buluruz. En yakın arkadaşınızı düşünün, sizde olmayan özellikler onda olduğu için en yakın arkaşınızdır ya da zıt kutuplar birbirini çeker teorisine odaklanın. Hem fiziksel ve de metafiziksel anlamda her daim zıt kutuplar birbirini çeker. İnsan zıddıyla terbiye olur, zıddıyla varolduğunun farkına varır. Gelelim ağaç metaforumuza, nedir bu metafor ve bize neyi anlatır? Bir ağaç düşünün. Bahsi geçen metafor için ağacı üç ana bölümde inceleyeceğiz. Yapraklar, dallar ve kökler. İncelemeye yapraklardan
Düşünce
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitap Tavsiyesi
Es-selam kıymetli okurlar! Bugün bir kitap tavsiyesi ile geldim. Mutâlî’ Hocam daha önce kitaptan bahsetmişti en kısa sürede okumak istediğimi belirttim bunun üzerine kitabı hediye olarak almış kendisine çok teşekkür ediyorum:))) Kitabın konusuna gelecek olursak yazarımız günümüzde toplumun 'çürüdü' diyerek bahsettiğimiz yanlarını ele alarak bu sorunların altında yatan asıl sebepleri meydana çıkarıyor. Ele aldığı ilk madde olan aileyi ve ailesiz bir toplumda yaşanacak krizleri tüm yönleriyle gözler önüne seriyor. Kısacası son tahlilde yaşananları da göz önüne alırsak herkesin okuması gereken bir kitap diyebiliriz...
Düşünce
Kudüs Yazıları Üzerine Birkaç Satır
Puan vermedi·168 syf.·
2024 21. kitabı
"Filistin, Arap dünyasında cami avlusunda bulunan bir bebek gibi; atılamayacak kadar masum ve değerli, eve alınamayacak kadar uzak ve tehlikeli." Kitabı değerli hocamın (Mutâlî’) tavsiyesi üzerine almıştım ve okurken 2023 Ağustos'unda Kudüs ziyaretimizde gezdiğimiz bütün mekânları adeta tekrar gördüm. Taha Kılınç'ın realist ve farklı bir perspektiften ele aldığı eser adeta konuya girizgâh niteliğinde. Okuyabilirsiniz demiyorum, kesinlikle okumalı ve okutmalıyız diyerek inceleme yazımıza geçmek istiyorum. Şimdiden keyifli okumalar!.. İslam dünyası olarak büyük bir slogancılık problemimiz var. Araştırmıyor, okumuyor, hiçbir şey yapmadan slogan atıyoruz. Ünlemli "Kahrolasın" sloganları attığımız ülkelerse tabiri caizse bu viyaklamaları galibiyetin verdiği hazla dinliyorlar. Eliezer Ben Yehuda, bugünkü Rusya topraklarında dünyaya gelen bir Yahudi. İbranice'yi dünya çapında kullanılan bir dil yapmaya ömrünü adamış -ciddi anlamda adamış- bir dilbilimci. Bu uğurda yaptığı faaliyetleri kitabımızın 55-58. sayfalarından okuyabilirsiniz fakat çabalarının büyüklüğünü anlatmak amacıyla şuan İbranice'yi 20 milyondan fazla insanın konuştuğunu ve bunun en temel sebebinin Ben Yehuda'nın çabaları olduğunun dipnot bilgisini vermek istedim. Amacım tabiki Yahudi dava adamlarını tanıtıp övmek değil fakat bugün öfkeyle karışık hayretler içinde bahsettiğimiz işgalci İsrail devleti, buraya elleri cebinde slogan atarak değil davası uğrunda legal veya illegal yollar izleyerek -bir şekilde- ciddi çaba sarf eden mensupları sayesinde gelmiştir. Konu dava adamı olduğunda İsrail'den çok daha zengin bir listemiz olduğu tartışmaya kapalı fakat artık aynı listedeki dava adamlarımızı överek değil onları örnek alarak ilerlememiz gerektiği de aşikâr. Dikkatimi çeken bir diğer konuysa şimdiye kadar
Araştırma-İnceleme
Kudüs YazılarıTaha Kılınç · Aşina Yayınları · 20232,473 okunma
Hamiş
"İnsan akletmeli ve okumalı, okurken akletmeli ve aklederken okumalıdır. Gururlu bir şekilde, başı dik ve asil bir yalnızlık edasıyla "Herkesleşmiyorum" diyebilmeli. Her dâim!.." Kaleminize sağlık hocam, içinde bulunduğumuz çağı en güzel şekilde en marjinal kavramlarla açıklamışsınız. Bizlere de beğenmek ve unuttukça tekrar tekrar okumak düşüyor. Herkesleşmediğimiz bir ömür geçirmek dileğiyle...

Mutâlî’

@rihle
·
Herkesleşmek
İnsanların birbirinden başka her şeye güvendiği ve sığındığı bir çağda yaşıyoruz. T. Hobbes "İnsan, insanın kurdudur." dediği günden beri insanlar birbirlerine güvenmiyorlar. Kimimiz kitaplara sığınıyoruz kimimiz şarkılara. Yalnızlık ise herkesin içinde bulunduğu fakat kimsenin şikayetçi olmadığı bir durum. İnsan doğası gereği sosyal bir varlıktır, kısa sürecek -hatta zorunlu- bir yalnızlık iyi gelse de birey tek başına var olamaz. Kalbine iyi gelen insanlarla birlikte geçireceği vakit paha biçilemezdir ona göre. Sorun da burada başlamaktadır. Kalbimize iyi gelecek insanları nasıl bulacağız? Her şeyden önce ruhumuza hitap eden/edebilen insanların kalbimize girebileceğini ve iyi geleceğini düşünüyorum. Ruhumuza hitap edebilen insanların yanında mutlu ve coşkulu bir yüreğe sahip oluruz. Aynı zamanda böyle insanların yanında olduğumuz gibi davranırız. Duruşumuzu bozmayız, karakterimizi değiştirmeyiz veya prensiplerimizden ödün vermek zorunda kalmayız. Peki ya ruhumuza hitap edemeyen insanların yanında ne yapacağız? Ayrı fikirleri savunduğumuz, ayrı dünyalarda yaşadığımız insanlarla aynı meclisteysek önümüzde iki seçenek vardır: Ya onlar gibi düşünecek, onlar gibi yaşayacak ve yalnızlığı tercih etmeyeceğiz fakat tüm bunları yaparken duruşumuzdan, karakterimizden, onurumuzdan ve prensiplerimizden ödün vermek zorunda kalacağız ya da asil bir yalnızlığı seçip dik duruşumuzu koruyacağız. İşte burada devreye herkesleşmek giriyor. Herkesleşip izsizleşmek mi yoksa herkes herkesleşirken izini belli etmek mi? Farklı bir pencereden bakacak olursak sürü psikolojisinin modern deyimlerde hayata geçmiş şeklidir herkesleşmek. Kimler herkesleşmeyi tercih eder sorusunu sorsak nasıl bir cevap alabiliriz? Öncelikle bir amacı olmayan, bu dünyadaki zamanı dolsun diye yaşayan ve oradan
9/10
·344 syf.·
2018 41. kitabı
Es-Selam Değerli Dostlar.. Yaklaşık 2 ay önce arkadaşlarla bir proje düşündük; Kadim Şehir Kudüs’ü ziyaret… Ve proje kapsamında gerekli yazışmalar neticesinde 7 si öğretmen, 12 si öğrenci ve 9 u esnaf olmak üzere toplam 28 kişi ile yola koyulduk. Allahın lütfu sayesinde Yaklaşık 6 gün Kudüs’te kaldıktan sonra şükürler olsun ki dün itibari ile vatanımıza döndük… Kudüs… Gitmeden önce Talha UĞURLUEL’in kitabını ne kadar tekrarlayıp gitsem de gördüm ki kitapta okunanların dışında farklı bir alemde hissediyorsunuz kendinizi.. Düşünebiliyormusunuz ibadetinizi yapmak için Mescid-i Aksaya adım atarken son derece sıkı bir güvenlik koridorundan geçerek İsrail askerlerinin denetiminde Cuma mescidine giriyorsunuz… Bu konulara döneceğim. Emin olun anlatacağım o kadar yaşanmışlar var ki 6 günlük Kudüs seferimizde, anlatılmaz yaşanır diye bir motto var, bu yüzden en dikkat çekici yerleri kitap eşliğinde düşüncelerimle yorumlayıp sizleri fazla meşgul etmeyeceğim. Yola çıktığımızda önce uçağımız Tel Avive uğruyor.Sıkı bir sorgu ve yıldırma politikası kapsamında rencide edici tacizler ile Kudüs’e giriş yapabiliyoruz 3 saatlik havalimanında bekleyişten sonra.. Sabahın ilk ışıklarında Zeytin Dağına uğruyoruz o heyecan ile 2 saatlik uykuya rağmen.. Zeytin Dağında Rabiyatül Adeviyye ile Selmanı Farisi nin makamları mevcut… Ziyaret ediyoruz bir heyecan ile. Ve Talha UĞURLUEL’in de ifade ettiği gibi dünyanın en güzel manzarası..Karşınızda Mescidi Aksa ve Kubbetü's Sahra… Hemen altında Yahudi mezarlığı var ve kıyamet koptuktan sonra ilk buradan dirileceklerine inandıkları için 50 bin dolardan başlayıp 250 bin dolara kadar alıcısı olduğu ifade ediliyor. Harikulade manzaradan sonra Kudüs’ ün en güzel kahvaltı salonuna gidiyoruz ama bizim mutfağımızın yanından dahi geçemez fikri ile
Din
Arzın Kapısı Kudüs - Mescid-i AksaTalha Uğurluel · Timaş Yayınları · 20162,130 okunma