Mutâlî’

Mutâlî’
Bir hiçim, hem hiçliğimde bîçâre. Bir bîçâre, hem hiçliğim kendime çâre...
Puan vermedi·96 syf.·
2026 14. kitabı
Ateizmin ve agnostisizmin en güçlü argümanı olarak sunulan "Eğer Tanrı mutlak iyi ve mutlak güçlüyse, dünyada neden bu kadar kötülük ve acı var?" sorusu minvalinde yazılmış olan kitap, İslam teolojisi, kelam ve modern analitik felsefe ekseninde yanıtlar aramaktadır. Bildik üzere ; Kötülüğün varlığı, insanın özgür iradesinin bir sonucudur. Özgür iradenin olduğu bir yerde kötülük potansiyeli kaçınılmazdır vardır. Bir yerde aydınlık varsa karanlık, beyaz var ise siyah da vardır. Dünya bir konfor alanı değil, bir imtihan yeridir. İnsanın bilgi alanı da sınırlıdır. Bizim "kötü" veya "anlamsız" gördüğümüz pek çok olayın arkasında, bütüncül baktığımızda bir hayır ve hikmet bulunabilir. Dünyadaki adaletsizliklerin ve acıların ( ki Gazze’de yaşanılanları düşündüğümüzde ) mutlak karşılığı ahirette verilecektir. Ahiret inancı olmadan kötülük problemini rasyonel bir zemine oturtmak zaten imkansızdır. Demem o ki; Eser bizlere dünya hayatı kusursuz, adil veya herkesin hak ettiğini anında aldığı bir yer değildir demektedir. Çok iyi ve masum insanlar büyük acılar çekebilir; çok zalim ve kötü insanlar ise lüks ve huzur içinde ölebilir.
Felsefe
Kötülük ProblemiAltay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2026268 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·192 syf.·
2026 6. kitabı
Altay Cem Meriç’in eseri, özellikle genç kuşağın zihnini meşgul eden modern şüpheleri, felsefi bir derinlik ve irfani bir perspektifle ele alan bir "savunma ve inşâ" kitabıdır. Klasik bir fıkıh veya kelam kitabından ziyade, meselelere psiko-sosyal ve felsefi bir pencereden bakar. Kitap; ateizm, deizm veya agnostisizm gibi akımlardan gelen itirazlara sadece "teknik cevaplar" vermez. Bunun yerine: • İtirazın arkasındaki psikolojik sebepleri ve modern dünyanın insanı sürüklediği anlam boşluğunu analiz eder. • Soruların sadece mantıksal değil, birer "varoluşsal sancı" olduğunu kabul ederek kapsayıcı bir dil kullanır. Kitap; hızla akıp giden hayatta bir "durma noktası" arayan, derinlikli okumalardan hoşlanan ve düşünce dünyasını zenginleştirmek isteyen okurlar için kaleme alınmış entelektüel bir yol haritasıdır. BAZI KONU BAŞLIKLARI: Kader nedir? Mezhepler neden var ve olmalımıydı? Kader nedir? Ben arap değilim. Arapça bilmiyorum. O halde Kur’an beni ilgilendirmez mi? Kur’an’da dünya düz mü yuvarlak mı? Keyifli okumalar!..
1000Kitap
Muhtelif 2Altay Cem Meriç · Tin Yayınları · 2025509 okunma
Puan vermedi·152 syf.·
2026 5. kitabı
Saadettin Acar’ın "İmkansız İnsan" adlı eseri, modern çağın gürültüsü içinde insanın kendi özüne, ruhuna ve kaybettiği değerlere yaptığı bir içsel yolculuğun manifestosu niteliğindedir. Kitap, bir "kişisel gelişim" kitabından ziyade, maneviyat odaklı bir "kişilik inşası" rehberi olarak öne çıkıyor. Günümüz insanının en büyük trajedisinin "kendine yabancılaşma" olduğunu savunur. Kitap boyunca yazar, modern dünyanın sunduğu hız, konfor ve yüzeysellik karşısında insanın nasıl bir "imkansızlığa" sürüklendiğini anlatır. Buradaki "imkansızlık", ideal olanın ulaşılamazlığı değil, modern insanın kendi hakikatini yaşama konusundaki irade kaybıdır. Saadettin Acar’ın dili oldukça lirik, naif ve davetkâr. Okuyucuya parmak sallayan bir öğreticilikten ziyade, dertleşen bir dost edasıyla konuşuyor. Yazarın "imkansız" olarak nitelediği insan tipi; hırsların, vitrinlerin ve geçici heveslerin ötesine geçebilen insandır. Dünyanın bütün gürültüsüne rağmen kendi sessizliğini koruyabilen, "varken yok olmayı, yokken var olmayı" başarabilen kişidir. İnsan, eksikliğini kabul ettiği an tamamlama yolculuğuna başlar. İmkansız İnsan, bu eksikliğin farkına varma çabasıdır.
1000Kitap
İmkânsız İnsanSaadettin Acar · Profil Kitap · 202518 okunma
Puan vermedi·88 syf.·
2026 3. kitabı
Gazze’nin Son Kitapçısı, yıkımın ortasında kitapların ve hafızanın gücünü anlatan kısa ama sarsıcı bir direniş öyküsüdür. Roman, Gazze’de her şeyini kaybetmiş ancak kitaplarını terk etmeyen yaşlı sahaf Nebil ile orayı belgeleyen bir fotoğrafçı arasındaki diyaloğa odaklanır. Nebil, bombalar altında tozlanan raflarını savunurken aslında bir halkın silinmek istenen kültürel mirasını ve kimliğini korumaktadır. Fiziksel yıkım geçicidir, ancak yazılı kültür ve hafıza yok edilemez ve merkezde Nebil, yardıma muhtaç bir kurban değil; bilge ve vakur bir hafıza koruyucusudur. Savaşın vahşetine karşı kelimelerin iyileştirici ve birleştirici gücü vurgulanır eserde sık sık. Ve anlıyoruz ki bir kitabevinin enkazını değil, o enkazın içinden yükselen insanlık onuru ve onurlu insanların vazgeçmeyişleri anlatılmaktadır. Rabbim tez zamanda Filistin’i özgür kılsın.
Kudüs
Gazze'nin Son KitapçısıRachid Benzine · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025173 okunma
Puan vermedi·160 syf.·
2026 2. kitabı
Nevzat Tarhan'a göre bilinçli bir genç, sadece "zeki" olan değil, duygusal zekasını da yönetebilen kişidir. Akıl ve kalbin beraber yürümesi gerektiğini savunur. Sadece mantığıyla hareket eden robotlaşır, sadece duygularıyla hareket eden ise savrulur. Kitabın en önemli uyarısı, günümüz dünyasının sunduğu "hemen olsun, şimdi olsun" felsefesidir. İstediği her şeye o an ulaşmaya çalışan gencin, iradesinin zayıflayacağını vurgular. Bilinçli genç, arzularını erteleyebilen gençtir. Nevzat Tarhan, özgürlüğü de başıboşluk olarak görmez. Ona göre gerçek özgürlük, sorumluluk alabilme kapasitesidir. Kendi kararlarının sonucuna katlanamayan bir genç, aslında özgür değil, duygularının kölesidir. Tarhan, gençlerin en büyük sorunlardan birinin "anlamsızlık" olduğunu belirtir. Sadece okul bitirmek veya para kazanmak bir amaç olamaz. Bilinçli genç, kendisinden daha büyük bir ideale sahip olmalıdır. Bu, depresyona karşı en büyük kalkandır. Özetle Yazarımız der ki: "Hayat bir gemi yolculuğudur. Ey Genç!.. Dümen (irade) senin elinde olmalı, rüzgarın (çevrenin ve popüler kültürün) seni sürüklemesine izin verme."
1000Kitap
Bilinçli Genç OlmakNevzat Tarhan · Timaş Yayınları · 20201,614 okunma