📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dildeki çözülmenin en müşahhas tezahürlerinden biri isim verme geleneğimizde kendini gösterir.
Bugün yeni doğan çocuklara tevdi edilen "Ares", "İda" ve "Artemis" gibi isimler köklerimizle herhangi bir bağı olmayan, kısa ömürlü bir estetik hevesin yahut popüler kültürün cilalı fakat içi boş çağrışımlarının birer mahsulüdür.
Halbuki isim, sahibini toprağına, medeniyetin kadim hafızasına ve kültürel silsilesine bağlayan bir köprü olmalıdır.
Bugünün müziğinin gösterdiği ve işaret ettiği bir anlam yahut bir hikâye de artık mevcut değildir.
Bilakis popüler müziğin, gayretsizliği ve hafifmeşrepliği berkiten yönüyle nihilistik varoluşu tekmil ettiği aşikârdır.
Duman'ın "Manası yoktur yok / Yok bu âlemin." şarkısı tam da buna bir örnek teşkil eder.
Halbuki müzik, “güzelliğin devinimi”dir.
Oysaki şehir yalnızca nüfusun toplandığı mekanik bir alan değil, insanın bir ayna gibi kendi hakikatiyle karşılaştığı ontolojik bir mekân olmalı; ev de "yeryüzünü yeryüzü olmaya çağıran"bir edayla bu mekânın içerisinde ikamet edebilmeyi mümkün kılabilecek bir mesken olarak yer almalıdır.