Kitapta yirmi bir adet şiir bulunmaktadır. Her sayfada bir şiir vardı. Son iki şiir iki sayfaydı. Şiirler güzeldi. Oldukça kısa bir kitap. Çok çabuk bir şekilde okunup bitirilebilir.
Her Rind BilirRoni Margulies · Remzi Kitabevi · 199110 okunma
"Ama kanatlanıp çekip gittiyse
Bir gecede ya da bir günde
Bir hayal uğruna, bir hiç uğruna;
Büsbütün kayboldu denir mi buna?
Gördüğümüz, göründüğümüz veya
Her şey rüya içindeki bir rüya."
E.A. Poe - Rüya İçinde Rüya
"Gözlerden uzaklaşınca dünyâ
Binbir geceden birinde gûyâ
Başlar rü'yâ içinde rü'yâ"
Yahya Kemal- Akşam Mûsıkîsi
Poe kıyıdadır şiirinde, dalgaların vurduğu ve suların uğuldayıp durduğu; Yahya Kemal Kandilli'de, artık ne gelenin ne de beklenenin olmadığı yerde...
İhtimal ki Yahya Kemal bu şiiri Mallarmé çevirsinden okumuştur, kesinlik ki muhakkak okumuştur. Öyle ki "Rüya İçinde Rüya"nın her dizesinde bir Yahya Kemal izleği bulmak mümkün görünüyor bana. Bin ikinci gecede ne olduğunu ne olunduğunu bilecek kadar, dalgalardan bir tanesini bile olsun kurtarmaya çalışacak kadar...
***
"Kanatları daha durgun bir saat
Ruhuma tüyünü yaydığı zaman-
Bu sınırlı vakti lir'le, ezgiyle
(Yasak olan şeylerle) geçirmeye
Yanaşmaz yüreğim, bunu suç sayar!
Teller uyum içinde titreşmedikçe."
E.A. Poe - Romans
Yine de hemen öncesinde gelen beş dizeyi eklemek lazım sanki:
" O ölümsüz Akbaba yılları, bak,
Gürültü ile şimşek çakıyor gibi
Sarsıyorlar göğün tepelerini
Edebiyatımızda Rind ile Zâhid arasındaki zıtlık; şairlerin Zâhid’i riyakârlıkla itham edip Rind’i övmeleri oldukça yaygın bir durumdur. Nitekim bir şeyhülislam olan Şeyhülislam Yahya Efendi bile:
Mescidde riyâ pîşeler etsin ko riyâyı
Meyhâneye gel ne riyâ var ne mürâyı
diyerek döneminde çok büyük eleştirilere maruz kalmıştır.
Genelde bu iki tipin tam bir tasviri yapılmadığından olacak ki, Fuzûlî konunun zihinlerde netleşmesi adına Rind ü Zâhid adındaki Farsça mensur eserini kaleme almıştır. Bu eserde Zâhid’in oğlu olan Rind, babasının yolunu benimsemeyerek onunla manevi bir yolculuğa çıkar; fakat babasının telkinlerini bir türlü beğenmez. Rind, zâhidleri; itibara düşkün, niyetlerinin bozukluğu sebebiyle amellerini batıl eden riya sahipleri olarak görür. Buna mukabil kendisi de ehl-i iman olmakla birlikte, İslam’ın emir ve yasaklarını oldukça yanlış tevil eder. Hatta getirdiği deliller ispatlar ki helal ve haram hususunda Kur’an’ı değil, kendi nefsini esas almakta; nefsine zor gelene farklı batıl anlamlar yüklemektedir.
Eserde Zâhid’in neredeyse her sözü doğruyken, Rind’in her sözü yanlış ve çelişkilerle doludur. O; Allah’ın affına mazhar olmak iddiasıyla ve aklı bir vesveseden ibaret gördüğü için içki içer. Allah’ın sanatını görmek bahanesiyle güzele bakmayı sevap sayıp harama yönelir ve manen "benim kalbim temiz" der. Oysa Allah’ın affına güvenilerek günah işlenemez (Fâtır, 5); içki, aklı örttüğü için kötülüklerin anasıdır (Hadis, Buhârî) ve güzel bakmak (ibret almak) sevap olsa da harama bakmak günahtır (Nûr, 30).
Bütün bunlara rağmen Rind; zamanın şairleri tarafından kalbi teskin etme, halka şirin görünme ve şiiri meşrulaştırma gayesiyle savunulmuştur. Günümüzde ise popüler kültür tarafından bilgisizce yüceltilmekte; sözlüklerde, ibadetlerine dikkat eden
Rind ile ZahidFuzuli · Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları · 1993411 okunma
Hâfız’ın hayatı hakkında bildiklerimiz sınırlıdır. Genç yaşta babasını kaybettiği, mütevazı bir hayat sürdüğü ve saray çevreleriyle mesafeli ama temkinli ilişkiler kurduğu bilinir. Himaye gördüğü dönemler olmuş, fakat hiçbir zaman tam anlamıyla “saray şairi” olmamıştır. Bu mesafe, şiirindeki özgür tonu ve rindâne tavrı beslemiştir.
O, hayatı yüksek sesle yaşamayan; fakat hakikati fısıltıyla söyleyenlerdendir.
Hâfız’ın düşünce dünyasının merkezinde rindlik vardır. Rind; zahiri dindarlığa, gösterişe, katı ahlâkçılığa karşı; içtenliğin, aşkın ve gönül özgürlüğünün tarafındadır. Hâfız’ın rindliği bir başıboşluk değil, bilakis bilinçli bir başkaldırıdır.
nizanim bêjim de bi xatirê te
nizanim bêjim, de bi xatirê te
baweriya min bi xelasbûna evînê tune
terkeselatê rastiyê me, belakir û qewirî
bawer nakim dest, dev ji destan berdin
dijmînî têkeve nav du coteçavên melisî
û dil rabin û xwîna hevdu birêjin
çawa du çem xwe neavêjin çenga hev
lê dîsa jî tu dikarî li şevekê biqelêbî û
bidî bin lingan çi mabin ji meytekî
nikarim bêjim êdî min tu nevê
êdî sînga te ne perestgeha min e
wa Rindê, wa du heyv hene li asmên
yek ji xewê bawer dike yek ji xunavê
gava pêçiyên te biçingin di avê da
gava dêmên te li qorziya dilê te stirîn
ez ê xwêya ji qubeqazê mayî birêjim
lê nebêje "deriyan bi êşê qufle meke"
dikarî bifirrî ji hêlîna me ya şewitî
#k:307760sel Selîm Temo
Aslında bana göre kitap, yalnızca bir anlatı değil; hafızaya, dile ve maneviyata açılan sessiz ama derin bir kapı gibi. İçerisindeki Serdar karakterinin destanları derleme çabası, bana zakirlik geleneğini hatırlattı; sözle yaşatılan hafıza, kuşaktan kuşağa aktarılan anlam...Akıcı, sade ama güçlü anlatımıyla yormadan derinleştiren; maneviyatı sessizce içime işleyen çok özel bi anlatı. Keyifli okumalar..
Rind'in ÖlümüMehmed Uzun · Sel Yayıncılık · 20214,935 okunma