Kim olduğum nereden geldiğim hiç o kadar mühim değil. Aynı şekilde senin kim olduğun da nereden geldiğin de hiç mühim değil... İnsanız, anlıyor musun, insanız biz!
Bâki'nin üstatlığı, yalnız içtimaî muhitini tasvire münhasır değildir. O, aynı zamanda bir lisan üstadıdır. O zamana kadar şairlerin çoğu lisanı vezne uydurabilmek için istedikleri gibi ezip büzerlerdi.
Bâki'de telaffuzu değişmiş kelime hemen hemen yok gibidir. İmaleleri mümkün olduğu kadar azdır. O lisana ehemmiyet veren, kelimeleri, terkipleri iyi intihap eden bir şairdir. Gazeli garamiyata hasreden, samimî ve âşıkane duygularını rind ve lâubalî bir surette gazel tarzında ifade eden şairimizin kendi de hizmetini müdriktir ve
Meddâh olalı çeşm-i gazâlânına Bâkî
Ögrendi gazel tarzını Rûm'un şu'arâsı
Bu devr içinde benim pâdişâh-ı mülk-i suhan
Bana sunuldu kasîde bana verildi gazel
der...
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Hemu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı
Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı
Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı
Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı
Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı
Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Zaman akıyor, Yaşlı Rind, zaman akıyor. Zaman çarpıyor bize… Zamanın akışı önünde hiçbir şey yapamıyoruz ve zaman bizi de alıp kendisiyle götürüyor, götürüyor, götürüyor…
Biliyorsun ki topraktan daha iyi, daha güzel ve daha mukaddes bir şey yoktur. Onu çok severim… Toprak anayı ve ondan doğan her şeyi çok severim.
Evet, vakit güzelliklerin yeşerme vakti yine.