PKK ile Barzani KDP’sini sihirli bir el, 1982 yılı sonlarında bir araya getiriverdi. Anlaşmadan hemen sonra PKK
gruplar halinde militanlarını Kuzey Irak’taki KDP denetiminde bulunan bölgeye yerleştirdi. Bazı PKK yöneticileri
de Şam havaalanından uçağa binerek, önce İran-Tahran’a
sonra da karayoluyla Kuzey Irak sınırına gelerek buraya sokmak istiyordu. Barzani Şam’da iken hemen bir KDP bürosu açıldı ve KDP ileri gelenleri, Kuzey Irak’a silah ve para
akıtmaya başladılar. Diğer taraftan KDP’nin Saddam’a karşı
başlattığı mücadeleye o sıralar Irak’la savaş halinde bulunan İran da sahip çıktı. Barzani’nin İran’da kamplar açmasına ve serbestçe girip çıkmasına müsaade etti. yerleştiler. Bu anlaşmadan sonra Mesut Barzani muradına erdi ve solcu çevrelerden itibar görmeye başladı. Suriye’ye
davet edildi. Çünkü Hafız Esad yönetimi, Irak topraklarında
Suriye adına Saddam’a karşı savaşacak bir piyon arıyordu.
Irak, 1982 yılı başlarında Suriye’nin Hama kentinde patlak
veren olaylarda Müslüman Kardeşler örgütüne geri cephelik görevi yapıyordu. Suriye bu nedenle, Irak’ı cezalandırmak, Celal Talabani ile Mesut Barzani’yi birlikle devreye sokmak istiyordu. Barzani Şam’da iken hemen bir KDP bürosu açıldı ve KDP ileri gelenleri, Kuzey Irak’a silah ve para
akıtmaya başladılar. Diğer taraftan KDP’nin Saddam’a karşı
başlattığı mücadeleye o sıralar Irak’la savaş halinde bulunan İran da sahip çıktı. Barzani’nin İran’da kamplar açmasına ve serbestçe girip çıkmasına müsaade etti.
Suriye’de ikamet etmekte iken 1978 yılında Rusya’nın
Irak ile Suriye’yi barıştırması ve Saddam ile Esad arasında
dostluk gelişmesi üzerine yeniden piyasaya sürülmüştür.
Oyun şudur: 1975 yılında İran ve Türkiye’ye sığınan Irak
KDP’si yeniden 1977 yılında Kıyade Muvakkat (Geçici Komite)ın kurulmasıyla Kuzey Irak’a yerleşmişlerdir. Saddam
bundan önemli ölçüde rahatsız olmuştur. Suriye de Esad
yönetimine durumu bildirir. Hafız Esad yönetimi de Celal
Talabani’ye adamlarını ve Türkiye üzerinden Kuzey Irak’taki
KDP kuvvetlerini kuşatmalarını, Saddam’ın güneyden ge-
leceğini, KDP’nin Türkiye’ye kaçmalarını önlemelerini em-
reder. Ancak, o dönemde Celal Talabani’nin yeterli adamı
yoktur. Bunu Suriye yönetimine bildirir, Suriye istihbaratı
hemen harekete geçer ve bir Kürt Sosyalist Partisi kurulur.
Sosyalist Talabani’nin, ABD ve İsrail maşası olan Barzani’yi(!) Irak Kürdistan’dan kovup sosyalist Irak’ta bir özerk Kürdistan kuracağını propaganda eder. Kısa sürede Suriye istihbaratının kurmuş olduğu Kürt Sosyalist Partisi yüzlerce Kürt
gencini toplayarak Talabani’nin emrine verir, fakat senaryo
planlanan şekilde sonuçlanmaz. Irak ve Türk topraklarında
çok sayıda insan ölür. Kürtler bir kez daha Suriye, Irak ve
Talabani tarafından iğfal edilir. Bu olay mazlum bir halkın
nasıl iğfal edildiğine dair çarpıcı bir örnektir.
Türkiye kısmen de olsa oynanan oyunların farkındadır;
İngiltere, Fransa, Almanya, İran, Suriye, Irak gibi güçlerin
şarlatanlığına engel olmak için çaba sarf ediyor. Kürtleri
son iki yüz yıldır adeta bir piyon gibi kullanan, her kullanışta parçalanmış, posası çıkmış bir vaziyette paçavra gibi kenara atan bu ülkeler değil midir?