Şimdi iyi kötü bir cereyana kapılmış bütün bu insanların önüne çıkıp da ‘Efendiler, garpçılık bu demek değildir. Garpçılığı bir eğlence tarzı telakki etmeyiniz. Garpçılık her şeyden evvel bir yapma, yaratma, kurma, iletme ve işletme gücüdür. Bütün bu yaptığınız şeyler hep ondan sonra gelir’ diye bağıracak olsanız alemin keyfini kaçırmaktan ve bir ukala gibi görünmekten başka bir işe yaramazsınız.
“– Ben bitmiş bir insanım, biliyorsunuz. Karşınızda bulunan kişi, eskiden olduğunun sadece soluk bir yansımasından ibaret. İçimdeki en değerli şeyler çoktan ölmüş zaten ve ben sadece o anıyı örnek alarak yaşamayı sürdürüyorum.”