Çeşit çeşit insan gelip bana hikayesini anlattı, sanki anlata anlata üzerinden geçtikleri bir köprüydüm ben; sonra da çekip gittiler ve bir daha da geri dönmediler. Bu arada ben ağzımı sımsıkı kapalı tuttum, tek bir şey bile demedim. Böylece yirmili yaşlarımın sonlarına geldim.